Toplumsal cinsiyet temelli şiddet gündelik hayatımızda yaygın şekillerde karşımıza çıkıyor.
Basına yansıyan ve/veya resmi olmayan verilere göre 2020 yılında Türkiye’de en az 300 kadın öldürüldü. Aralarında pek çok genç kadının da yer aldığı bu cinayetlerin failleri çoğunlukla kadınların partnerleri, eski partnerleri, yakınları ya da kendilerine musallat olan kişiler. Şiddetin en yüksek oranda yakınlarımızdan geldiğini bile bile aşkı ve aileyi kutsallaştırmaya devam etmenin; kıskanmayı, sahiplenmeyi, baskıyı ilişkilerin olmazsa olmazı olarak görmenin; ikili cinsiyet sistemi üzerine kurulu toplumsal cinsiyet rollerinin, homofobinin, transfobinin ve heteroseksizmin bu cinayetleri beslediğini biliyoruz. Çocukların ve gençlerin kapsamlı ve kapsayıcı cinsellik eğitimine erişmelerinin; saygı, empati, haklar, kişisel sınırlar, onay ve güvenli ilişkilerin özellikleri üzerine konuşabilecekleri araçlara ulaşmaları önündeki engellerin kaldırılmasının bu toplumsal algıyı dönüştürmek ve şiddeti önlemek noktasında kritik bir öneme sahip olduğunu düşünüyoruz.

Okumak üzere olduğunuz araştırma raporu, gençlerin daha güvenli ilişkiler yaşamalarını ve şiddeti tanıyabilmelerini desteklemek üzere 2016 yılından bu yana geliştirerek yaygınlaştırmaya çabaladığımız gençlik çalışmalarımızın etkisini görebilmek amacıyla hazırlandı. Araştırma bize gösterdi ki, hem eğitimcilerin hem de gençlerin flört şiddeti, dijital şiddet, güvenli ilişki kavramlarına yönelik bilgi düzeyleri arttığında, bu kavramların ilişkilerindeki yansımalarını sorgulamaya başlamaları ve şiddeti önlemek için yöntem arayışına girmeleri mümkün oluyor. Ayrıca gençlere yönelik uygulamalar, gençler ve yetişkinler arasında bir bağ ve ortak dil kurarak gençlerin ihtiyaç duyduklarında çevrelerindeki yetişkinlerden destek isteme oranını olumlu yönde etkiliyor.

Raporun bize sunduğu veriler ışığında uygulamaların daha çok gence ulaşması için çalışmaya devam edeceğiz. Kapsamlı cinsellik eğitimi gibi önleyici çalışmalar ve İstanbul Sözleşmesi gibi hukuki dayanaklarla şiddetin önlenebileceğine inanıyoruz. Araştırmayı yürüterek kitabın etkisini görmemizi sağlayan araştırmacı sevgili Tuba Emiroğlu’na; anketi cevaplayarak deneyim ve görüşlerini bizimle paylaşan tüm uzmanlara ve gençlere katkıları için teşekkür ediyoruz.

Rapora buradan ulaşabilirsiniz.

Comments are closed.