Cinsel Şiddetle Mücadele Derneği (CŞMD); yaşam ve mücadele alanlarımızı daraltan ikili toplumsal cinsiyet kutuplaşmasına, zorunda bırakıldığımız cinsiyet pratiklerine; dilde ve toplumsal bellekte tek tipleşmiş cinsel şiddet algısına karşı durma ve bedenlerimize, sözlerimize, cinselliğimize, cinsel şiddetten hayatta kalanlar olarak öfkemize, susturulmaya çalışılan sesimize alan açma ihtiyacımızın bir sonucu olarak ortaya çıktı. Resmi olarak 2014 yazında kurulan derneğimiz, 2009- 2013 yılları arasında Cinsel Şiddete Karşı Kadın Platformu’nda yürütülen çalışmalardan, trans aktivist Ali Arıkan’ın deneyim, araştırma, yazılarından ve kişisel birikimlerimizden beslenerek bugünkü halini aldı. Bizler; feminist, LGBTİQA+, ekoloji ve hayvan özgürlüğü hareketlerinde, çocuk ve göçmen hakları örgütlenmelerinde ve bu alanlardaki platformlarda aktif olarak yer almış/almaya devam eden; ikili cinsiyet sistemini sorgulayan, çeşitli cinsel yönelimlerden trans-natrans kadınlar, trans erkekler ve kendine cinsiyet atfetmeyen bireyleriz. Kuir tahayyülü, feminizmleri, dayanışmayı, kolektif üretimi savunan anti-hiyerarşik bir örgütlenmeyiz.

CŞMD Neden Kuir ve Feminist?

Cinsel şiddet dediğimizde tüm dünyada, hukuktan sokağa kadar toplumsal dokunun tüm hücrelerine yayılmış sistematik bir kadınlara dünyayı dar etme halinin olduğunun farkındayız. Bunu unutmadan, yok saymadan, aksine tüm gerçekliğinin farkında olarak; cinsel şiddete herkesin maruz bırakılabileceğini de deneyimlerimizle görüyoruz. Erkekliğin susturduğu erkekleri, heteroseksüele çevirmek için lezbiyenlere uygulanan düzeltme tecavüzlerini, her türlü şiddete açık transları, kararsızlıkla itham edilen biseksüelleri, görünmeyen aseksüelleri, erkekliğe ihanet ettikleri için cezalandırılan geyleri, daha doğar doğmaz bedenlerine tecavüz edilen interseksleri, ikili cinsiyet normlarına sığmadıkları için zorbalık yaşayan gençleri ve daha nice bedenleri kontrol etme aracı olarak kullanılan cinsel şiddet biçimlerini biliyoruz, deneyimliyoruz. Her bedensel var oluşun farklı tezahürler altında maruz bırakıldığı cinsel şiddetle mücadele ederken, bu farklı deneyimlerin aynı erk kökünden; ataerki, genel ahlak, kutuplaştırılmış ikili cinsiyet sistemi, ırkçılık, milliyetçilik ve benzeri iktidar mekanizmalarından beslendiğini unutmadan; aralarında hiyerarşi kurmadan hareket etmek istiyoruz. Bu sebeple hem benzer hem farklı mücadele alanlarını önümüze açan queer ve feminist bakış açılarını/yöntemlerini benimsiyoruz.

Cinsel Şiddetle Mücadele Derneği’nin Cinselleştirilmiş Şiddete Yaklaşımı
  • Şiddete maruz bırakılan bireylerden bahsederken acıyan, mağdurlaştıran, kurbanlaştıran, yargılayan, utandıran bir toplumsal dil ve yaklaşım yerine; güçlendirici, dayanışmacı ve hak temelli bir dil ve yaklaşımı savunur. Şiddet mağdurunu suçlayan ve faili aklayan toplumsal algıyla mücadele eder.
  • Toplumda daha az görünür olan cinsel şiddet türlerini görünür kılmak üzere çalışmalar yürütür ve cinsel şiddetin farklı biçimleri arasında hiyerarşi kurmaz.
  • Her bireyin şiddetin öznesi veya maruz bırakılanı olabileceği düşüncesini benimser. Cinsel şiddetten bahsederken ötekileştiren veya marjinalleştiren bir dil kullanmaz; “biz” ve “onlar” ikiliği yaratmaz.
  • Cinsel şiddetle mücadelede bireysel değişimin önemini vurgular ve “Değişim Benimle Başlar” görüşünü savunur.
  • Şiddeti estetize etmez, yeniden üretmez, tüketmekten uzak durur.

This post is also available in: English