Ortak Basın Açıklaması – 14.02.2019

Antalya Kadın Dayanışma Derneği ile birlikte, Antalyaspor Kulübü’nün, Antalyaspor – Fenerbahçe maçında 6 kez çaldığı “tecavüz marşı” sonrası suç duyurumuz üzerine açılan davanın 14 Şubat 2019’da (bugün) 3. ve son duruşması görüldü. Halkın bir kesimini cinsiyet farklılığına dayanarak alenen aşağılama suçundan açılan kamu davasında, tutuksuz yargılanan kulüp görevlisi sanıklar E.S ve A. K’nin suçun yasal unsurlarınıın oluşmamış olması nedeniyle beraatine karar verildi.

Bu karar maalesef topluma; spor alanlarında ve futbol maçlarında kadınların aşağılandığı ve tecavüzün teşvik edildiği, cinsel şiddeti normalleştiren slogan ve ritüellere göz yumulduğu mesajını vermektedir. Bizler elbette tüm yasal haklarımızı kullanarak karara itiraz edeceğiz. Futbol ve spor alanlarında, medyada, kamusal alanlarda tecavüzün şakalar, marşlar, şarkılar, türküler, ritüeller, pankartlar, sloganlar üzerinden teşvik edilmesiyle mücadele etmeye devam edeceğiz.

Nasıl ki medya ve basın kuruluşlarına sesleniyorsak, futbol kulüplerine de aynı cümle ile sesleniyoruz; Futbol Kulüpleri cinsel şiddeti kendi dili ve eylemleriyle yeniden ürettiği gerçeği ile artık yüzleşmeli ve bu sorumlulukla hareket etmelidir. Cinsel şiddeti teşvik eden ve kadınları, eşcinselleri, transları, ırkları aşağılayan eylem ve söylemleri bizzat kendiniz kullanarak, taraftarlarınıza da göz yumarak cinsel şiddetin meşrulaşıp yaygınlaşmasından sorumlusunuz. Sorumluluğunuzun farkına vararak gerekli ve çağa uygun adımları atmaya, savunduğunuz dili dönüştürmeye mecbursunuz.

Her gol attığınızda tecavüzcü kimliğini sahiplenerek ve kendinizle övünerek kutlama yapamazsınız. 5 yaşındaki çocuklara bile tecavüzle övünüleceğini öğretemezsiniz. Bizler tacize ve tecavüze maruz bırakılanları temsilen; tecavüz ettiğinizi iddia ettiğiniz, rakiplerinizi benzettiğiniz kitleler olarak buradayız. Mahkemelerde, medyada, kamusal alanlarda, her yerde tecavüzün şaka ve övünme aracı olarak kullanılması ve bu yolla normalleştirilmesiyle hep birlikte mücadele edeceğiz.

Antalyaspor amigo olarak Coşkun Göğen’i değil, “Tecavüzcü Coşkun” karakterini seçerek sahiplendi. Kendi stadında oynanan maçlar sonrası bu karakter ve diğer tecavüzcü karakterlerle özdeşleşen “tecavüz marşı” olarak bilinen şarkıları gol sevinci kutlamak için kitlelerle birlikte çaldı. Bugün tecavüz edilen kadınların bekaretini sorgulayan avukatlar, bugün öldürülen kadınlara rıza atayan medya muhabirleri, ‘17 yaşından sonra legaldir’ diye pankart hazırlayan taraftarlar, bugün “içki içtiyse rızası vardır” yazan adli tıp raporları hazırlayan doktorlar, tüm mağdur suçlayıcılar ve failleri koruyanlar topyekun bu rahatlığa sırtını yaslayarak topluma aynı mesaj vermektedir. “Tecavüz eden güçlüdür ve kazanandır.”

BU MESAJIN KARŞISINDA SESSİZ KALMAYI REDDEDİYORUZ. Spor alanlarında cinsel şiddet dilini ve ayrımcılığı yeniden üreten, suça teşvik eden tüm eylemler ile takım, kulüp, şehir ayırt etmeksizin herkesi mücadeleye çağırıyoruz. Bir takımın tecavüzcü olmakla övünmesine ÖNCE O TAKIMIN SEVENİ, DESTEKÇİSİ karşı çıkmalıdır. Toplumda yaygınlaştırılan tecavüz kültürüyle her alanda mücadele edeceğiz. Cinsel şiddet dilini hep birlikte dönüştüreceğiz.

Cinsel Şiddetle Mücadele Derneği & Antalya Kadın Dayanışma Derneği


Dava ile ilgili detaylı bilgi için buraya tıklayın.

Comments are closed.