“Tecavüz Marşı” davası 31 Ocak’ta Antalya’da görülecek!

İnternette ‘tecavüz marşı’ olarak geçen, Nuri Alço’nun filmlerde kadınlara tecavüz ettiği sahnelerde çalınan müziğin, Antalyaspor’un 3 yıl önce kendi sahasında Fenerbahçe’yi 4- 2 yendiği maçın ardından, kutlama amaçlı çalınmasıyla ilgili Antalyaspor hakkında Antalya Kadın Danışma Merkezi ve Dayanışma Derneği ile birlikte suç duyurusunda bulunmuştuk.  2 yıl boyunca yargılama yapacak mahkeme bir türlü belirlenemediğinden, spor suçlarına bakan mahkeme ile TCK’da düzenlenmiş suçlara bakan mahkeme arasında gidip gelen davada yargılama bir türlü başlayamamıştı. Dava 1 Kasım 2018 tarihinde Antalya 14. Asliye Ceza Mahkemesi’nde görülmeye başlandı. İkinci duruşma 31 Ocak 2019‘da Antalya’da görülecek.

Kadınlara ve “erkek” olmayanlara yönelik kitlesel bir cinsel şiddet bir biçimi olan bu ayrımcı eylemlerin, “futbolun olmazsa olmazı” şeklinde eğlence kılıfına sokularak özendirilmesi ve normalleştirilmesini kabul etmiyoruz. Başka türlü, şiddetsiz bir futbol mümkün diyoruz, bu ve benzeri davaların peşini bırakmayacağımızı da kamuoyuna bir kez daha duyuruyoruz.

İlk duruşma’da ne olmuştu?

Antalya 14. Asliye Ceza Mahkemesi’ndeki ilk duruşmaya vekil avukatlarımız ve tutuksuz yargılanan iki klüp görevlisi sanık A.K. ve E.S. katıldı.

Sanık A.K. savunmasında, çalınan şarkıda aşağılayıcı ifadeler olduğunu, akıllara tecavüzü getirdiğini bilmediğini, çıkan haberlerden sonra araştırma yaparak öğrendiğini ifade etti.

Müşteki Avukatlarından  Esra Gençer Özdemir, “sanığın karakoldaki ifadesinde “farklı galip geldiğimiz taktirde taraftara coşku vermek için bu müziği seçmiştim.” cümlesi geçiyor. Bu ifade doğru mudur?  Daha önce maçlarda bu müziği çaldınız mı? diye sordu.

Sanık A.K. ortaya çıkan skor nedeniyle takımı motive etmek için bu müziğin çalınmasını tercih ettiğini, her gol sonrası gol müziği çaldıklarını, bu müziğin daha önce çalınıp çalınmadığını hatırlamadığını belirterek, “bu müziğin çalınmasından ben sorumluyum” dedi.

Sanık E.S. ise, taraftarlar müziği getirdiğinde Nuri Alço lafı geçtiği için, A. K.’ye müziğin sakıncalı olabileceğini belirttiğini söyledi. Sanık müdafisinin sanığa, telif nedeniyle mi, yoksa nahoş sahneler nedeniyle mi sakıncalı olduğunun sorulmasını istemesinin ardından sanık; “Müziğin Nuri Alço’nun bir şarkısı olduğunu düşündüm. Telif nedeniyle sakıncalı olabileceğini müdürüme söyledim.” ifadesini kullandı.

Zaten Fenerbahçeye fark atamayız, atarsak bu müziği çalarsın”

 Antalya Kadın Dayanışma Merkezi ve Dayanışma Derneği avukatı Aylin Onursev, sanık E.S’ye bu ifadesi üzerine sordu: “Daha önceki ifadenizde, müdürünüzün “Zaten Fenerbahçe’ye fark atamayız, atarsak bu müziği çalarsın” dediğini söylemiştiniz. Bu ifadeniz doğru mu? Nuri Alço’yu Ses Sanatçısı olarak mı tanıyorsunuz?”

Sanık E.S. müzik tercihlerini müdürünün yaptığını, “maçta farklı galibiyet olursa çalınır” dediğini doğruladı. “Nuri Alço’yu ses sanatçısı olarak tanımıyorum, hayır,” dedi.

Duruşmanın 31 Ocak 2019 tarihine ertelenmesine karar verildi.

Avukat Aylin Onursev; dava sonrası, “Sanıkların beyanlarından Nuri Alço’nun müzisyen olmadığını ve kadınlara tecavüz edilen filmlerde oyuncu olmasıyla akıllarda yer ettiğini bildikleri açık ve net olarak anlaşılmaktadır.  Zaten karakol ifadelerinde de bu durumu açık bir şekilde beyan etmişlerdir . Davanın konusu olan  “Halkın bir kesimini sosyal sınıf, din, mezhep, cinsiyet, bölge farklılığına dayanarak alenen aşağılama”, “suç işlemeye tahrik” ve “suçu ve suçluyu övme” suçları oluşmuştur.  “Fark atarsak bu müziği çalın” denilmesinden de müziğin ne amaçla çalındığı ortadadır. Kutlama vesilesi ile bu müziğin çalınması, tecavüz kültürünü besleyen suç fiilinin özendirilmesi ve meşrulaştırılması, aynı zamanda kadın cinsiyetinin de aşağılanması anlamına gelmektedir.” açıklamasında bulundu.

ŞURADA PAYLAŞ:

Comments are closed.