2020 yılına cinsel/cinselleştirilmiş şiddetten hayatta kalanlar ve karşısında mücadele edenler olarak “yalnız değiliz, yalnız yürümeyeceğiz!” diyerek girdik. Yalnız yürümedik. Hayatlarımızı sarsan küresel pandemiye ve yarattığı koşullara, üzerimize yağan baskı ve nefret söylemine, kazanım ve haklarımızı tek tek geri almaya çalışan otorite- lere, ifşalara karşı sosyal medyada oluşan her sektörden erkek dayanışmasına, trans ve non binary’lerin varlığını tartışmaya açan, bizleri nesneleştiren ideolojik gruplara karşı tüm gücümüzle direndik, farklılıklarımızla bir araya gelerek direndik.

2020 yılında gerçekleştirdiğimiz faaliyetlerimizi raporumuzdan okuyabilirsiniz.

2020 Ocak ayında mecliste yeniden gündeme getirilen “Çocuk istismarına evlilik yoluyla af” düzenlemesine karşı bütün benzemezler olarak bir kez daha birleştik. Yıl boyunca İstanbul Sözleşmesi’nden çıkılması için propaganda yürüten çeşitli erkek gruplarının ve politikacıların ürettikleri yalan ve dezenformasyonla mücadele ettik, “doğ- rusu böyle” dedik, kampanyalar yürüttük. 8 Mart gece yürüyüşlerimiz tıpkı LGBTİ+ Onur yürüyüşleri gibi kalıcı olarak engellenmeye çalışılıyor. İzin vermedik, vermeyeceğiz. LGBTİ+lar için ürettikleri nefret söylemi ve hedef göstermeleri kadınlar için de üretiyorlar; “Ezanı ıslıkladılar, ahlaksız pankartlarla aileye zarar veriyorlar, erkekleri öldürmek istiyorlar” propagandalarıyla ve hiçbir materyalin giremediği mecliste milletvekillerinin odalarına bıra- kılan kitapçıklarla hak temelli mücadelemizin toplumsal meşruluğunu silmeye çalıştılar. Onlar saldırdıkça çoğaldık ve birleştik. Ya hep beraber, ya hiçbirimiz dedik! Kadın cinayetlerine karşı eylem yapan kadınları tutukladılar, kayyum rektöre karşı eylem yapan öğrencileri tutukladılar, Boğaziçi üniversitesi LGBTİ+ kulübünü kapattılar, sivil toplumun sesini kısmak için STK’lara kayyum yasasını çıkarttılar. Pandemi gerekçesiyle infaz erteleme yasasını çıkartarak kadınlara, çocuklara ve LGBTİ+lara şiddet uygulamış hükümlüleri, hayatta kalanlara yönelik bir koruma sistemi oluşturmaksızın serbest bıraktılar. Hayvan haklarını koruyacak yasa değişikliğini yapmadılar, beklettiler. LGBTİ+lara yönelik nefret söylemlerini korudular ve ürettiler. Çocukların haklarını korumayan, istismarı teşvik edici söylemleri üretenleri onlara sessiz kalarak, cezasızlıkla korudular. Kadına yönelik şiddetle mücadele eylem planlarında bakanlıkların kendi taahhüt ettikleri cinsel şiddet kriz merkezleri 2020 yılında da açılmadı. Pilot uygu- lama olmadı, bilgi veya veri paylaşılmadı, alanda çalışan STK’larla işbirliğine gidilmedi. Kutuplaştırıcı söylem ve uygulamalar, protesto hakkımızın engellenmesi pandemi gerekçe gösterilerek devam etti. 2020 yılı; ağır koşullar ve baskılar arttıkça isyanımızın, direniş ve dayanışmamızın da bir o kadar arttığı, yükseldiği bir yıl oldu.

Yalnız değiliz, yalnız yürümeyeceğiz!

Comments are closed.