Bugün İstanbul sözleşmesinin yürürlüğe girmesinin beşinci yılı. İstanbul Sözleşmesi olarak anılan Kadına Yönelik Şiddet ve Ev İçi Şiddetin Önlenmesi ve Bunlarla Mücadeleye Dair Avrupa Konseyi Sözleşmesi, Mayıs 2011’de İstanbul’da imzaya açıldı, bu nedenle İstanbul Sözleşmesi olarak da biliniyor. Türkiye, Sözleşmeyi onaylayan ilk devlet.

İstanbul Sözleşmesi; şiddete maruz bırakılan kadınlar ve çocukların haklarının güvence altına alındığı ve imzacı devletleri şiddetten hayatta kalanlara yönelik hizmet vermekle yükümlü kılan bağlayıcı nitelikteki ilk uluslararası sözleşmedir. Türkiye Anayasası uyarınca, Sözleşme hükümleri iç hukuk normlarının üzerindedir.

Ne var ki Türkiye hükümeti uygulayıcısı olmakla yükümlü olduğu İstanbul Sözleşmesinin en temel hükümlerini tam 5 yıldır uygulamıyor. Kamu görevlileri işlerini keyfi bir şekilde yapmıyor, cinsel şiddete maruz bırakılanlar hala üzerinde delillerle saatlerce kapı kapı dolaştırılarak kamu kurumlarında işkenceye maruz bırakılıyor. Çocuk evlilikleri önlenmediği gibi, yanlış beyanatlar ve girişimler kovuşturulmayarak teşvik ediliyor. Cinsel şiddet ve istismar olayları kamuoyunda infial yaratırken, cezasızlık ve hayatta kalanları destekleyici mekanizmaların oluşturulmaması kamu vicdanını derinden etkiliyor. Ülkede devletin yapması gerekenleri biz vatandaşlar, – ve sivil toplum olarak hep birlikte yapmaya çalışıyoruz. Sosyal medyadan ulaşan yardım çağrılarına, basında yer alan haberlere ve çevremizden gelen destek taleplerine yönelik kısıtlı imkanlarımızla dayanışma örgütlemeye çalışıyoruz.

Halbuki destek hizmetleri en temel haktır ve Türkiye hukuki yükümlülüklerini bir an evvel yerine getirmek zorundadır. Soruyoruz:
  • 5 yıl önce açılması taahhüt edilen nitelikli cinsel şiddet destek birimleri nerede?
  • Tecavüz Kriz Merkezleri Nerede?
  • Cinsel Şiddet danışma Merkezleri nerede?
  • Acil destek hattı nerede?
  • Neden cinsel şiddetten hayatta kalanlar şiddet sonrası ihtiyaç duydukları psikolojik desteği sigorta kapsamında nitelikli uzmanlardan alamıyor?
İstanbul Sözleşmesi bütüncül bir yaklaşımla biran önce aktif bir şekilde uygulanmalı ve destek birimleri acilen hayata geçirilmelidir.

Sözleşmenin iptalinin istendiği beşinci yılda amacı “kadınları her türlü şiddete karşı korumak ve kadına yönelik şiddet ve ev içi şiddeti önlemek, kovuşturmak ve ortadan kaldırmak” olan sözleşmenin “bütün kötülüklerin kaynağı” olarak hedef gösterilmesinin asıl nedenlerini biliyoruz. Şiddete maruz bırakılanlara yönelik hak ihlalleri karşısında sessiz kalmayacak, sözleşmenin savunucusu ve takipçisi olmaya devam edeceğiz.

Cinsel Şiddetle Mücadele Derneği – Kadınlarla Dayanışma Vakfı (KADAV)


*İstanbul Sözleşmesi Madde 25 – Cinsel Şiddet Mağdurlarına Destek
Taraflar mağdurlar için tıbbi ve adli tıp muayenesi yapmak, travma desteği ve danışmanlık hizmetleri sağlamak üzere uygun, yeterli sayıda ve kolayca erişilebilen, ırza geçmeyle ilgili kriz merkezleri veya cinsel şiddet sevk merkezleri oluşturmak üzere gerekli yasal veya diğer tedbirleri alacaklardır. 

Comments are closed.