16 Günlük Aktivizm Kampanyası 2025
Kamusal alanları bırakmadığımız gibi dijital alanları da bırakmıyoruz!
Toplumsal Cinsiyete Dayalı Şiddete Karşı 16 Günlük Aktivizmde Biz de Varız! Bu yılın teması #dijitalşiddet
Dijital şiddetle mücadele; yalnızca güvenliğe değil aynı zamanda çevrim içi alanlarda görünürlüğü sürdürmeye, dayanıklılığa, ve kendimizi ifade etmeye yönelik de bir mücadele. Kamusal alanları bırakmadığımız gibi dijital alanları da bırakmıyoruz!
1991 yılından bu yana, 25 Kasım (Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Günü) ile 10 Aralık (İnsan Hakları Günü) tarihleri arasındaki 16 gün, global olarak Toplumsal Cinsiyete Dayalı Şiddete Karşı 16 Günlük Aktivizm olarak kabul ediliyor. Bu tarihler özellikle kadınlara yönelik şiddetin bir insan hakları ihlali olduğunun altını çizmesi açısından önem taşıyor.
16 Günlük Aktivizm 2025 yılı teması UN Women ve UNFPA ortaklığında, “Kadına ve kız çocuklarına karşı dijital şiddete son ver. Noktayı Koy!” sloganıyla “Dijital Şiddet” oldu. Bu yıl biz de çevrim içi cinsel şiddet, dijital şiddet, teknoloji destekli cinsel şiddet, çevrimiçi partner şiddeti, cinsel şantaj, grooming ve nefret söylemi gibi toplumsal cinsiyete dayalı dijital şiddetin pek çok türüne yönelik farkındalığı artırmak üzere kampanyaya katılım sağladık.
Teknoloji destekli cinsel şiddet, teknolojinin (internet, sosyal medya, mesajlaşma uygulamaları, telefon, bilgisayar, akıllı ev sistemleri vb.) cinsel/cinselleştirilmiş şiddet, taciz, tehdit, istismar veya saldırı amacıyla kişi veya kitlelere yönelik kullanıldığı ve bu şiddet türlerini kolaylaştırdığı durumları tanımlar. Bu şiddet türü kadınlar, LGBTİ+’lar veya toplumsal cinsiyet normlarına uymadığı düşünülen kişilere yönelik hem çevrimiçi hem fiziksel ortamlarda gerçekleşebilir. Dijital şiddet davranışları çoğu zaman Türk Ceza Kanunu kapsamında suçtur ve failler hakkında cezai yaptırım uygulanabilir. Suçun dijital ortamda işlenmesi ise çoğu durumda cezayı artırıcı bir unsur olarak uygulanabilir.
Dijital taciz, trolleme, teknoloji destekli şiddet, doxxing, sextortion, grooming, cyberflashing, deepfake, cyberstalking, Manosphere, İncel
Teknoloji destekli cinsel şiddet, teknolojinin (internet, sosyal medya, mesajlaşma uygulamaları, telefon, bilgisayar, akıllı ev sistemleri vb.) cinsel/cinselleştirilmiş şiddet, taciz, tehdit, istismar veya saldırı amacıyla kişi veya kitlelere yönelik kullanıldığı ve bu şiddet türlerini kolaylaştırdığı durumları tanımlar.
Onay dışı özel fotoğraf paylaşma, paylaşmaya zorlama
Onayı olmaksızın kişinin cinsel nitelikli görüntülerinin kaydedilmesi
Cinsel içerikli mesajlarla taciz etme, cinsel içerikli konuşmalara yönlendirme
Çevrim içi ortamda sürekli olarak romantik veya cinsel etkileşime zorlama
Cinsel şantaj, tehdit veya manipülasyon içeren mesajlar gönderme
Kişinin onayı dışında cinsiyet kimliğini/cinsel yönelimini ifşa etme
Deepfake cinsel içerik üretimi
Dijital cinsel sömürü
Dijital ısrarlı takip
Çevrim içi gruplarda onay dışı fotoğraflar yayma
Birinin fotoğrafını kullanarak sahte cinsel içerikler oluşturma
Hesap ya da cihaz üzerinden kontrol kurma
Cinsiyete, cinsiyet kimliğine dayalı nefret söylemleri
Kişi hakkında, cinselliği konusunda itibarını zedeleyen yalan bilgi yayma
MİTLER & GERÇEKLER
Teknoloji destekli toplumsal cinsiyete dayalı şiddet (TFGBV) ve teknoloji destekli cinsel şiddet (TDCŞ) bir “teknoloji” meselesi değil, bir “insan hakları” meselesidir.
Mit: Cinsel şiddet yalnızca fiziksel temasla gerçekleşir
Gerçek: Cinsel şiddet, her zaman fiziksel temas içermek zorunda değildir. Sözlü, dijital, duygusal veya psikolojik yollarla da gerçekleşebilir. Cinsel şiddetin özü, onayın yokluğu ve gücün kötüye kullanılmasıdır. Bu nedenle, yalnızca “dokunmak” değil, kişinin bedensel ya da cinsel sınırlarını ve özgürliklerini ihlal eden her davranış, temas olsun ya da olmasın, cinsel şiddettir. Öte yandan, fiziksel dünyadaki şiddet de dijital dünyaya taşınabiliyor. Fail, teknoloji ve dijital alanlar aracılığıyla şiddeti çevrim içi dünyada da sürdürebiliyor.
Mit: Çevrim içi gerçekleştirilen şiddet gerçek bir şiddet sayılmaz, gerçek bir etki yaratmaz
Gerçek: Çevrim içi gerçekleşen şiddet gerçek şiddettir, çevrim içi istismar gerçek istismardır. Şiddet biçiminin dijital olması, etkilerini azaltmaz. Oturumu kapatmak, bağlantıyı kesmek, fotoğrafı silmek şiddeti sonlandırmaya yetmez. Teknoloji destekli cinsel şiddete maruz bırakılanların yaşadığı korku, panik, kaygı, depresyon, travma sonrası stres bozukluğu gibi durumlar bize bu şiddetin çevrimdışı yaşanan şiddet kadar önemli olduğunu gösteriyor. Bu şiddet türü çevrim içi alanlardan uzaklaşmamıza neden olarak dünyanın geri kalanıyla bağ kurma şansımızı elimizden alabiliyor. Çevrim içi şiddet çoğu zaman çevrim içinde kalmıyor.
Mit: Dijital şiddet gelişmiş araçlarla uygulanır
Gerçek: Günlük dijital araçlar, sıklıkla eski ya da mevcut partnerler tarafından takip, kontrol ve taciz amacıyla kötüye kullanılıyor. Sıradan dijital etkileşimler aracılığıyla nefret söylemi ve suçları gerçekleştirilebiliyor. Bu durum, dijital şiddetin her zaman gelişmiş araçlar gerektirmediğini, yaygın teknolojilerin kötüye kullanımının da aynı derecede zararlı olabileceğini gösteriyor.
Mit: Dijital şiddet bireysel bir sorundur
Gerçek: Kadınlara, LGBTİ+’lara veya azınlıklara yönelik çevrim içi saldırılar bireysel değil, toplumsaldır. Dijital şiddet çoğu zaman tek bir kişinin saldırısı değildir. Organize troll grupları, bot hesaplar, koordineli linç kampanyaları gibi yapılardan kaynaklandığında, bu sorun bireysel değil kolektif ve yapısal bir tehdit haline gelir. Dijital şiddet ifade özgürlüğünü kısıtlar, toplumsal kutuplaşmayı artırır. Bu nedenle ortaya çıkan zarar bireysel değil toplumsal bir zarardır.
Mit: Kişi özel fotoğraf gönderiyorsa, sonrasında olabileceklerden de sorumludur
Gerçek: Hiç kimse, özel fotoğraflarını sadece belirli bir kişiyle paylaştığı için bu fotoğrafların onayı dışında yayılmasını “hak etmiş” olmaz. Onay, belirli bir duruma, kişiye ve zamana özgüdür; sonradan geri çekilebilir. Görsellerin izinsiz paylaşımı cinsel şiddet ve mahremiyet ihlalidir. Bu, şiddeti uygulayanın bilinçli olarak zarar verme girişimidir.
Mit: Bu olaylar nadiren görülür
Gerçek: Dijital cinsel şiddet sanıldığından çok daha yaygın. Dijital ortamlar, hayatımızın her alanına yayıldığı gibi şiddet biçimlerinin de yeni şekiller alarak yaygınlaşmasına neden oluyor. Araştırmalar, özellikle genç kadınların ve LGBTİ+’ların bu tür şiddet biçimlerine daha sık maruz kaldığını gösteriyor. Ancak vakaların büyük bölümü fark edilmiyor ya da utanç, suçluluk, damgalanma kaygısı veya yasal süreçlerin zorluğu nedeniyle çoğu vaka bildirilmiyor.
Dijital / Çevrim İçi / Teknoloji Destekli Cinsel Şiddet
mitler ve gerçekler
***Dijital cinsel şiddet, teknoloji ve internetin cinsel şiddet, taciz, tehdit, istismar veya saldırı amacıyla kullanıldığı durumları kapsar.
Mit: Cinsel şiddet yalnızca fiziksel temasla gerçekleşir
Gerçek: Cinsel şiddet, her zaman fiziksel temas içermek zorunda değildir. Sözlü, dijital, duygusal veya psikolojik yollarla da gerçekleşebilir. Cinsel şiddetin özü, onayın yokluğu ve gücün kötüye kullanılmasıdır. Bu nedenle, yalnızca “dokunmak” değil, kişinin bedensel ya da cinsel sınırlarını ve özgürliklerini ihlal eden her davranış, temas olsun ya da olmasın, cinsel şiddettir. Öte yandan, fiziksel dünyadaki şiddet de dijital dünyaya taşınabiliyor. Fail, teknoloji ve dijital alanlar aracılığıyla şiddeti çevrim içi dünyada da sürdürebiliyor.
Mit: Çevrimiçi gerçekleştirilen şiddet gerçek bir şiddet sayılmaz, gerçek bir etki yaratmaz
Gerçek: Çevrimiçi gerçekleşen şiddet gerçek şiddettir, çevrimiçi istismar gerçek istismardır. Şiddet biçiminin dijital olması, etkilerini azaltmaz. Oturumu kapatmak, bağlantıyı kesmek, fotoğrafı silmek şiddeti sonlandırmaya yetmez. Teknoloji destekli cinsel şiddete maruz bırakılanların yaşadığı korku, panik, kaygı, depresyon, travma sonrası stres bozukluğu gibi durumlar bize bu şiddetin çevrimdışı yaşanan şiddet kadar önemli olduğunu gösteriyor. Bu şiddet türü çevrimiçi alanlardan uzaklaşmamıza neden olarak dünyanın geri kalanıyla bağ kurma şansımızı elimizden alabiliyor. Çevrim içi şiddet çoğu zaman çevrim içinde kalmıyor.
Mit: Dijital şiddet gelişmiş araçlarla uygulanır
Gerçek: Günlük dijital araçlar, sıklıkla eski ya da mevcut partnerler tarafından takip, kontrol ve taciz amacıyla kötüye kullanılıyor. Sıradan dijital etkileşimler aracılığıyla nefret söylemi ve suçları gerçekleştirilebiliyor. Bu durum, dijital şiddetin her zaman gelişmiş araçlar gerektirmediğini, yaygın teknolojilerin kötüye kullanımının da aynı derecede zararlı olabileceğini gösteriyor.
Mit: Dijital şiddet bireysel bir sorundur
Gerçek: Kadınlara, LGBTİ+’lara veya azınlıklara yönelik çevrimiçi saldırılar bireysel değil, toplumsaldır. Dijital şiddet çoğu zaman tek bir kişinin saldırısı değildir. Organize troll grupları, bot hesaplar, koordineli linç kampanyaları gibi yapılardan kaynaklandığında, bu sorun bireysel değil kolektif ve yapısal bir tehdit haline gelir. Dijital şiddet ifade özgürlüğünü kısıtlar, toplumsal kutuplaşmayı artırır. Bu nedenle ortaya çıkan zarar bireysel değil toplumsal bir zarardır.
Mit: Kişi özel fotoğraf gönderiyorsa, sonrasında olabileceklerden de sorumludur
Gerçek: Hiç kimse, özel fotoğraflarını sadece belirli bir kişiyle paylaştığı için bu fotoğrafların onayı dışında yayılmasını “hak etmiş” olmaz. Onay, belirli bir duruma, kişiye ve zamana özgüdür; sonradan geri çekilebilir. Görsellerin izinsiz paylaşımı cinsel şiddet ve mahremiyet ihlalidir. Bu, şiddeti uygulayanın bilinçli olarak zarar verme girişimidir.
Mit: Bu olaylar nadiren görülür
Gerçek: Dijital cinsel şiddet sanıldığından çok daha yaygın. Dijital ortamlar, hayatımızın her alanına yayıldığı gibi şiddet biçimlerinin de yeni şekiller alarak yaygınlaşmasına neden oluyor. Araştırmalar, özellikle genç kadınların ve LGBTİ+’ların bu tür şiddet biçimlerine daha sık maruz kaldığını gösteriyor. Ancak vakaların büyük bölümü fark edilmiyor ya da utanç, suçluluk, damgalanma kaygısı veya yasal süreçlerin zorluğu nedeniyle çoğu vaka bildirilmiyor.
DİJİTAL CİNSEL ŞİDDET TÜRLER VE TANIMLARI
Dijital alan, şiddetin yeni biçimleriyle kadınları, çocukları ve LGBTİ+’ları hedef alan geniş bir alan hâline geliyor. Bu postta; manosphere/erkosfer söylemlerinden başlayarak grooming, cinsel içerikli şantaj (sextortion), siber teşhir (cyberflashing), doxxing ve görüntü kullanımlı cinsel şiddet gibi teknoloji destekli şiddet türlerine yer veriyoruz. Amacımız; çevrim içi şiddetin nasıl işlediğini görünür kılmak, herkesin dijital alanda karşılaşabileceği riskler hakkında farkındalık yaratmak ve güvenli internet kullanımını güçlendirmek.
Dijital şiddet gerçektir ve önlenebilir. Destek istemek hakkımız!
Manosphere / Erkosfer
İnternet üzerinde erkeklik, cinsiyet rolleri ve toplumsal ilişkiler hakkında tartışan; ancak çoğu zaman kadın düşmanı, antifeminist veya toksik erkeklik söylemleri üreten çevrim içi toplulukları tanımlamak için kullanılır. Manosphere tek bir grup değildir; içinde farklı ideolojik altkültürler barındırır. Manosphere, özellikle sosyal medyada kadınlara, feministlere ve LGBTİ+’lara yönelik nefret söylemlerini yaymasıyla dikkat çeker.
Genel olarak kadın düşmanlığını normalleştiren bir dijital ekosistem olarak tanımlanır.
Siber Grooming / Kandırma ve cinsel istismara hazırlama
Bir yetişkinin internet üzerinden bir çocukla duygusal bağ kurarak onu manipüle etme, kandırma ve cinsel istismara hazırlama sürecidir. Bu süreç genellikle sosyal medya, oyun platformları, mesajlaşma uygulamaları veya forumlar üzerinden yürütülür. Groomer (fail), çocuğun güvenini kazanarak onu cinsel içerikli konuşmalara, fotoğraf paylaşımına veya fiziksel buluşmalara yönlendirmeye çalışır. İletişimi başlatma, güven kazanma, izolasyon, cinselleştirme ve istismar gibi farklı aşamaları olan bir süreçtir.
Grooming her zaman açık şiddet veya tehdit içermez; genellikle manipülasyon, duygusal bağ ve güven sömürüsü üzerinden ilerler.
Sextortion / Cinsel İçerikli Şantaj
Bir kişinin özel veya cinsel içerikli görüntülerinin ya da bilgilerinin paylaşılacağı tehdidiyle, o kişiden para, ek görüntü, cinsel eylem, ya da başka bir çıkar elde etmeye çalışılmasıdır. Bu tür şantaj çoğunlukla çevrim içi ortamlarda (sosyal medya, mesajlaşma uygulamaları, e-posta, çevrim içi oyunlar vb.) gerçekleşir ve teknoloji destekli cinsel şiddetin yaygın biçimlerinden biridir. Gençler, kadınlar ve LGBTİ+’lar daha sık hedef alınır.
Cinsel şantajın faili tanımadığınız bir kişi olabileceği gibi, tanıdık, eski partner, sevgili de olabilir.
Cyberflashing / Dijital Teşhir
Dijital ortamda istenmeyen cinsel içerikli görsellerin veya mesajların onay alınmaksızın gönderilmesi anlamına gelir. Genellikle sosyal medya, mesajlaşma uygulamaları, bluetooth gibi yakın alan paylaşım özellikleri üzerinden gerçekleşir. Kişiyi rahatsız etmek, şaşırtmak veya tehdit etmek amacı taşıyabilir.
Bir tür cinsel taciz olarak değerlendirilir ve birçok ülkede suç kapsamına alınmaktadır.
Doxxing / Kişisel Bilgi Yayma
Bir kişinin özel bilgilerini onun izni olmadan internette yayınlamak anlamına gelir. Amaç genellikle kişiyi utandırmak, tehdit etmek, taciz etmek, çevrimiçi saldırılara maruz bırakmak veya itibarını zedelemektir. Birçok ülkede ciddi bir gizlilik ihlali ve saldırı olarak değerlendirilir.
Doxxing; dijital taciz, siber zorbalık, gizlilik ihlali kapsamına girer.
Image-based Abuse / Görüntülerin Kötüye Kullanımı
Fotoğraf ya da videoların kişinin onayı olmadan paylaşılması, tehdit aracı olarak kullanılması, yayılması veya manipüle edilmesi gibi durumları kapsar. Gizlice görüntü alma, görüntüleri sızdırma veya yayma, tehditle kullanma, deepfake ile cinsel içerikli görüntü oluşturma, manipüle edilmiş görüntülerle kişiyi itibarsızlaştırma gibi örnekleri olabilir. “İntikam Pornosu” olarak yaygınlaşan ifade yanlıştır ve doğrusu “görüntü kullanımlı cinsel şiddet”tir.
Görüntü kullanımlı cinsel şiddet, Türkiye’de tek bir kanun maddesi olarak geçmese de farklı kanunlar kapsamında suç teşkil eder.
DİJİTAL CİNSEL ŞİDDETE ÖRNEKLER
Dijital şiddetle mücadelenin ilk adımı farkındalık. Bu postta; dijital / çevrimiçi flört şiddeti, dijital cinsel şantaj, dijital teşhir gibi teknoloji destekli şiddet türlerine örnek diyaloglara yer veriyoruz. Daha fazlası için UN Women ve UNFPA tarafından hazırlanan rehbere bakabilirsiniz.
Onay, güven, mahremiyet ve saygı dijitalde de geçerlidir.
Dijital / Çevrimiçi Flört Şiddeti
Ayşe: Artık onunla konuşmak bile zor geliyor. Sürekli nerede olduğumu soruyor, konumumu açık bırakmamı istiyor. “Seni merak ediyorum, seni korumak istiyorum” diyor hep. Başta hoşuma gidiyordu ama şimdi kendimi izleniyormuş gibi hissediyorum.
Elif: Bu çok sağlıksız bir davranış. Sevgi bahanesiyle kontrol kurmaya çalışıyor. Kimse senden şifreni, konumunu ya da özel mesajlarını paylaşmanı isteyemez. Dijital ortamda da onay ve güven esas olmalı. Bu flört şiddetinin dijital hali..
Cinsel İçerikli Şantaj / Sextortion
Ece: Başıma inanılmaz bir şey geldi. Birisi benim özel fotoğraflarımı ele geçirmiş, paylaşmakla tehdit ediyor. Eğer para göndermezsem herkese yollayacağını söylüyor.
Mert: Ece, bu cinsel içerikli bir şantaj. Kesinlikle ödeme yapma. Bu bir suç, senin hatan değil. Mesajları ve tehditleri silmeden sakla, ekran görüntüsü al. Sonra polise ya da siber suçlar birimine başvur. Ayrıca platformu da şikâyet et. Cinsel içerikli görsellerle tehdit etmek açıkça bir hak ihlali ve cezai suç.
Dijital Cinsel Taciz / Cyberflashing
Güneş: Ya bugün çok sinirlendim. Sosyal medyadan biri sürekli bana özelden mesaj atıyor. Önce normal konuşuyordu, sonra uygunsuz fotoğraflar göndermeye başladı.
Rüzgar: Bu dijital cinsel taciz sayılıyor biliyorsun, değil mi? Ekran görüntülerini al, delil olarak sakla. Sonra platforma şikayet et, istersen hukuki yollara da başvurabiliriz. Dijital ortamda da beden ve mahremiyet sınırları geçerli. Taciz, ister sokakta ister ekranda olsun, aynı şeydir.
Dijital Mizenformasyon / Dijital Linç
Naz: Gördün mü; bir haberin altına yüzlerce kişi “HIV’liler yüzünden toplum tehlikede” diye yazmış. Herkes birbirini kışkırtıyor resmen. Bu kadar yalan bilgiyle mücadele etmek zor.
Kerem: Evet, gördüm. Bu tam anlamıyla dijital linç. İnsanlar yanlış bilgilerle korku yayıp HIV’le yaşayan herkesi suçluyor. İşte bu, HIV-fobi ve nefret söyleminin dijital hali. Gerçekleri duymak istemiyorlar çünkü önyargılarını korumak işlerine geliyor. Evet, o yüzden doğru bilgileri paylaşmak, HIV’le yaşayan kişilerin sesine alan açmak gerekiyor. Linç edenler çoğunlukta olabilir ama haklı değiller.
HUKUKİ HAKLAR
Dijital şiddet davranışları çoğu zaman Türk Ceza Kanunu kapsamında suçtur ve failler hakkında cezai yaptırım uygulanabilir. Bu eylemler, TCK’nın “Bilişim Alanında Suçlar (Siber Suçlar)” bölümünde düzenlenen suç tiplerine girebileceği gibi, bilişim yoluyla işlenen klasik suçlar kapsamında da değerlendirilebilir. Bu durumda eylem; “Özel Hayata ve Hayatın Gizli Alanına Karşı Suçlar” ya da “Hürriyete, Şerefe ve Genel Ahlaka Karşı Suçlar” bölümlerinde yer alabilir. Somut olayda bu suç tiplerinden biri veya birkaçı birlikte gerçekleşmiş olabilir. Suçun dijital ortamda işlenmesi ise çoğu durumda cezayı artırıcı bir unsur olarak uygulanabilir.
TCK’daki örnek suç türleri:
Ø Bilişim sistemine girme suçu
Ø Sistemi engelleme, bozma, erişilmez kılma, verileri yok etme veya değiştirme suçu
Ø Yasak cihaz ve program kullanma suçu
Ø Verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme suçu
Ø Cinsel taciz
Ø Çocuğun cinsel istismarı suçu
Ø Müstehcenlik suçu
Ø Israrlı takip suçu
Ø Kişisel verilerin kaydedilmesi suçu
Ø Özel hayatın gizliliğini ihlal suçu
Ø Haberleşmenin gizliliğini ihlal suçu
Ø Kişiler arasındaki konuşmaların dinlenmesi ve kayda alınması suçu
Ø İntihara Yönlendirme suçu
Ø Hakaret suçu
Ø Şantaj Suçu
Ø Tehdit Suçu
Dijital delil toplarken dikkat edilmesi gerekenler:
– Dijital şiddet durumlarında ilk adım tespittir. Özellikle davranış mesaj ya da e-posta yoluyla gerçekleşmişse bu içeriklerin silinmemesi önemlidir. Paylaşım ister özel mesajla ister kamuya açık şekilde yapılmış olsun, fail her durumda paylaşımı silebilir veya bazı dijital platformlarda değiştirebilir. Bu nedenle hızlıca ekran görüntüsü alınması gerekir. Bu işlemlerin ardından hukuki açıdan güvenilir ve resmi bir tespit için Türkiye Noterler Birliği’nin https://portal.tnb.org.tr/Sayfalar/TespitHiz.aspx adresindeki portalı kullanılmalıdır. Her saat ücretsiz olarak yapılabilen e-tespit sonrasında, herhangi bir notere gidilerek sistemin verdiği başvuru numarasıyla işlem onaylatılıp belgeye dönüştürülebilir.
– İkinci adım, dijital şiddet içeren paylaşım özel mesaj ya da e-posta değil de üçüncü kişilere açık bir içerikse, bu içeriğin en kısa sürede kaldırılmasını veya erişime kapatılmasını sağlamaktır. İntihara yönlendirme, çocukların cinsel istismarı, müstehcenlik veya özel hayatın gizliliğinin ihlali gibi suçlarda, https://www.ihbarweb.org.tr/ üzerinden Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumuna her saatte ücretsiz başvuru yapılabilir.
– Bunların dışında kişilik haklarının ihlali söz konusuysa içerik sağlayıcısına; buna ulaşılamaması hâlinde yer sağlayıcısına başvurularak uyarı yöntemiyle içeriğin yayından çıkarılması istenebilir. Ayrıca doğrudan sulh ceza hâkimliğine başvurarak içeriğe erişimin engellenmesi de talep edilebilir.
– 6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun kapsamında en yakın polis veya jandarma karakoluna, Cumhuriyet Savcılığına ya da Aile Mahkemesine başvurularak ihtiyaç duyulan önleyici ve koruyucu tedbir kararları (uzaklaştırma) alınabilir.
Detaylı hukuki bilgi ve başvurulabilecek kurumlar için:
Dijital Şiddet Bir Suçtur
Dijital şiddet çoğu zaman Türk Ceza Kanunu kapsamında suçtur ve failler hakkında cezai yaptırım uygulanabilir.
Bu eylemler;
• “Bilişim Alanında Suçlar (Siber Suçlar)”
• “Özel Hayata ve Hayatın Gizli Alanına Karşı Suçlar”
• “Hürriyete, Şerefe ve Genel Ahlaka Karşı Suçlar”
başlıkları altında değerlendirilebilir.
Eylem dijital ortamda işlendiğinde, cezayı artırıcı bir unsur olarak kabul edilebilir.
Türk Ceza Kanunu’na göre dijital şiddet birçok suç tipini kapsayabilir:
• Bilişim sistemine girme
• Sistemi engelleme, bozma, verileri yok etme/değiştirme
• Yasak cihaz veya program kullanma
• Verileri hukuka aykırı olarak ele geçirme/verme
• Cinsel taciz
• Çocuğun cinsel istismarı
• Müstehcenlik
• Israrlı takip
• Kişisel verilerin kaydedilmesi
• Özel hayatın gizliliğini ihlal
• Haberleşmenin gizliliğini ihlal
• Konuşmaların dinlenmesi/kayda alınması
• İntihara yönlendirme
• Hakaret
• Şantaj
• Tehdit
Her biri hukuken yaptırıma tabidir.
Dijital Şiddette Delil Toplama
Dijital şiddet yaşandığında ilk adım tespittir.
• Mesajları, e-postaları veya paylaşımları silmeden kaydedin.
• Fail içeriği silebileceği için hemen ekran görüntüsü alın.
• Resmi tespit için Türkiye Noterler Birliği’nin e-tespit sistemi kullanılabilir:
https://portal.tnb.org.tr/Sayfalar/TespitHiz.aspx
(E-tespit 7/24 ücretsizdir; noterden belge olarak onaylanabilir.)
Üçüncü kişilere açık içeriklerde:
• BTK’ya çevrimiçi bildirim yapılabilir: https://www.ihbarweb.org.tr/
İçeriği Kaldırma ve Hukuki Başvurular
Dijital şiddet içeren bir paylaşım kamuya açık şekilde yapıldıysa en kısa sürede kaldırılması talep edilebilir.
Başvuru yolları:
• İçerik sağlayıcısına başvuru
• Yer sağlayıcısına başvuru
• Sulh ceza hâkimliğinden erişimin engellenmesi talebi
• 6284 kapsamında koruyucu ve önleyici tedbir kararları
• Polis, jandarma, savcılık başvuruları
Belirli suç tipleri (intihara yönlendirme, çocuk istismarı, müstehcenlik, özel hayatın gizliliği ihlali vb.) için BTK’ya ihbar mümkündür.
