BASIN BİLDİRİSİ/ 30 EYLÜL 2015

Göçmenlerle Dayanışmak Suç Değildir!

21 Eylül Pazartesi günü, güvenli ve yasal yollarla sınırı geçme talebiyle Esenler’den Edirne’ye gitmek isteyen göçmenlere polis saldırdı ve 5 kişiyi gözaltına aldı. 8 gündür Kumkapı yabancılar şube müdürlüğü’nde alıkonulan 5 kişinin üçü Suriyeli, biri Alman ve biri de Fransız olan göçmen ve Türkiye’de yaşayan arkadaşlarımızdır. Suriyeli olan göçmenlerin kamplara gönderileceğini, Alman ve Fransız göçmen arkadaşlarımızın ise sınır dışı edileceğini öğrendik.

Kendi iradeleriyle göçmenlerin yanında olmak ve dayanışmak isteyen bu 5 kişi, savcılık tarafından serbest bırakılmış olmalarına rağmen, 22 Eylül Salı günü itibariyle ana akım medyada kimlik bilgileri ve fotoğrafları yayınlanarak, manşet yapıldılar, “ajan provokatör” suçlamalarıyla hedef gösterildiler. 23 Eylül Çarşamba gününden itibaren valiliğin emriyle avukatlarla görüşmeleri de engellendi. Basın, bu insanların suçlu olduğuna dair kesinleşmiş hiç bir bilgiye sahip olmadan, basın etiğini çiğnemekle birlikte, toplumu kışkırtarak algılarıyla oynamaktadır. Bu asılsız suçlamalarla keyfi olarak halen gözaltında tutulan bu arkadaşlarımız, adeta kurban seçilerek, linç edilmek isteniyor. Bu haberlerin ardından sosyal medyada, basın tarafından açıkça servis edilen yabancı düşmanlığına kadın düşmanlığı da eklendi, nefret her zamanki gibi çok hızlı körükleniyor. Yaratılan bu karalama kampanyası, nefret ve linç kültürünün bir parçasıdır, doğrudan ayrımcılıktır ve kadın olmaları nedeniyle tırmandırılan kadın düşmanlığı ve maruz bırakıldıkları hakaretler cinsel şiddettir. Bir kez daha tüm suçu yüklemek üzere, ” kötü kadın” yaratan erkek egemen söylemin en çıplak haliyle karşı karşıyayız.

Hiç kimse dili, dini, ırkı, milliyeti, cinsiyeti, cinsel yönelimi, türü nedeniyle ayrımcılığa ve cinsel şiddete maruz bırakılamaz. Cinsel Şiddetle Mücadele Derneği olarak, göçmenlerin istediği yerde ve istediği şekilde yaşama özgürlüğünü savunuyoruz, arkadaşlarımızın kamplarda ve geri gönderilme merkezinde zorla tutulmasını ve sınır dışı edilmelerini kabul etmiyoruz, derhal serbest bırakılmalarını istiyoruz.

Basın etiğini çiğnediğinin farkında olsun veya olmasın, bu haberleri yapanların, linç ve cinsel şiddete zemin hazırlayarak, hiç bir suçu olmayan insanları bir ülkede barınamaz/yaşayamaz hale getirmenin suç olduğunu bilmesi gerekir. Toplumu nefret söylemleriyle yönlendiren medya, yabancı düşmanı, erkek egemen, ayrımcı habercilik anlayışını bir an önce terk etmeli, hiçbir dayanağı olmayan bu haberleri geri çekmeli ve özür dilemelidir.

Hayatta kalmak için, daha iyi bir yaşam için mücadele etmek, göç etmek haktır, dayanışma suç değildir.

Sınırsız, sürgünsüz bir dünyayı savundukları için sınır dışı edilmek üzere olan arkadaşlarımız yalnız değildir.

Nora ve Charlotte’nin yanındayız!

Cinsel Şiddetle Mücadele Derneği

Comments are closed.