16 Günlük Aktivizm Kampanyası 2025
Kamusal alanları bırakmadığımız gibi dijital alanları da bırakmıyoruz!
1991 yılından bu yana, 25 Kasım (Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Günü) ile 10 Aralık (İnsan Hakları Günü) tarihleri arasındaki 16 gün, global olarak Toplumsal Cinsiyete Dayalı Şiddete Karşı 16 Günlük Aktivizm olarak kabul ediliyor. Bu tarihler özellikle kadınlara yönelik şiddetin bir insan hakları ihlali olduğunun altını çizmesi açısından önem taşıyor.
16 Günlük Aktivizm 2025 yılı teması UN Women ve UNFPA ortaklığında, “Kadına ve kız çocuklarına karşı dijital şiddete son ver. Noktayı Koy!” sloganıyla “Dijital Şiddet” oldu. Bu yıl biz de çevrim içi cinsel şiddet, dijital şiddet, teknoloji destekli cinsel şiddet, çevrimiçi partner şiddeti, cinsel şantaj, grooming ve nefret söylemi gibi toplumsal cinsiyete dayalı dijital şiddetin pek çok türüne yönelik farkındalığı artırmak üzere kampanyaya katılım sağladık.
Teknoloji destekli cinsel şiddet, teknolojinin (internet, sosyal medya, mesajlaşma uygulamaları, telefon, bilgisayar, akıllı ev sistemleri vb.) cinsel/cinselleştirilmiş şiddet, taciz, tehdit, istismar veya saldırı amacıyla kişi veya kitlelere yönelik kullanıldığı ve bu şiddet türlerini kolaylaştırdığı durumları tanımlar. Bu şiddet türü kadınlar, LGBTİ+’lar veya toplumsal cinsiyet normlarına uymadığı düşünülen kişilere yönelik hem çevrimiçi hem fiziksel ortamlarda gerçekleşebilir. Dijital şiddet davranışları çoğu zaman Türk Ceza Kanunu kapsamında suçtur ve failler hakkında cezai yaptırım uygulanabilir. Suçun dijital ortamda işlenmesi ise çoğu durumda cezayı artırıcı bir unsur olarak uygulanabilir.
MİTLER & GERÇEKLER
Teknoloji destekli toplumsal cinsiyete dayalı şiddet (TFGBV) ve teknoloji destekli cinsel şiddet (TDCŞ) bir “teknoloji” meselesi değil, bir “insan hakları” meselesidir.
Mit: Cinsel şiddet yalnızca fiziksel temasla gerçekleşir
Gerçek: Cinsel şiddet, her zaman fiziksel temas içermek zorunda değildir. Sözlü, dijital, duygusal veya psikolojik yollarla da gerçekleşebilir. Cinsel şiddetin özü, onayın yokluğu ve gücün kötüye kullanılmasıdır. Bu nedenle, yalnızca “dokunmak” değil, kişinin bedensel ya da cinsel sınırlarını ve özgürliklerini ihlal eden her davranış, temas olsun ya da olmasın, cinsel şiddettir. Öte yandan, fiziksel dünyadaki şiddet de dijital dünyaya taşınabiliyor. Fail, teknoloji ve dijital alanlar aracılığıyla şiddeti çevrim içi dünyada da sürdürebiliyor.
Mit: Çevrim içi gerçekleştirilen şiddet gerçek bir şiddet sayılmaz, gerçek bir etki yaratmaz
Gerçek: Çevrim içi gerçekleşen şiddet gerçek şiddettir, çevrim içi istismar gerçek istismardır. Şiddet biçiminin dijital olması, etkilerini azaltmaz. Oturumu kapatmak, bağlantıyı kesmek, fotoğrafı silmek şiddeti sonlandırmaya yetmez. Teknoloji destekli cinsel şiddete maruz bırakılanların yaşadığı korku, panik, kaygı, depresyon, travma sonrası stres bozukluğu gibi durumlar bize bu şiddetin çevrimdışı yaşanan şiddet kadar önemli olduğunu gösteriyor. Bu şiddet türü çevrim içi alanlardan uzaklaşmamıza neden olarak dünyanın geri kalanıyla bağ kurma şansımızı elimizden alabiliyor. Çevrim içi şiddet çoğu zaman çevrim içinde kalmıyor.
Mit: Dijital şiddet gelişmiş araçlarla uygulanır
Gerçek: Günlük dijital araçlar, sıklıkla eski ya da mevcut partnerler tarafından takip, kontrol ve taciz amacıyla kötüye kullanılıyor. Sıradan dijital etkileşimler aracılığıyla nefret söylemi ve suçları gerçekleştirilebiliyor. Bu durum, dijital şiddetin her zaman gelişmiş araçlar gerektirmediğini, yaygın teknolojilerin kötüye kullanımının da aynı derecede zararlı olabileceğini gösteriyor.
Mit: Dijital şiddet bireysel bir sorundur
Gerçek: Kadınlara, LGBTİ+’lara veya azınlıklara yönelik çevrim içi saldırılar bireysel değil, toplumsaldır. Dijital şiddet çoğu zaman tek bir kişinin saldırısı değildir. Organize troll grupları, bot hesaplar, koordineli linç kampanyaları gibi yapılardan kaynaklandığında, bu sorun bireysel değil kolektif ve yapısal bir tehdit haline gelir. Dijital şiddet ifade özgürlüğünü kısıtlar, toplumsal kutuplaşmayı artırır. Bu nedenle ortaya çıkan zarar bireysel değil toplumsal bir zarardır.
Mit: Kişi özel fotoğraf gönderiyorsa, sonrasında olabileceklerden de sorumludur
Gerçek: Hiç kimse, özel fotoğraflarını sadece belirli bir kişiyle paylaştığı için bu fotoğrafların onayı dışında yayılmasını “hak etmiş” olmaz. Onay, belirli bir duruma, kişiye ve zamana özgüdür; sonradan geri çekilebilir. Görsellerin izinsiz paylaşımı cinsel şiddet ve mahremiyet ihlalidir. Bu, şiddeti uygulayanın bilinçli olarak zarar verme girişimidir.
Mit: Bu olaylar nadiren görülür
Gerçek: Dijital cinsel şiddet sanıldığından çok daha yaygın. Dijital ortamlar, hayatımızın her alanına yayıldığı gibi şiddet biçimlerinin de yeni şekiller alarak yaygınlaşmasına neden oluyor. Araştırmalar, özellikle genç kadınların ve LGBTİ+’ların bu tür şiddet biçimlerine daha sık maruz kaldığını gösteriyor. Ancak vakaların büyük bölümü fark edilmiyor ya da utanç, suçluluk, damgalanma kaygısı veya yasal süreçlerin zorluğu nedeniyle çoğu vaka bildirilmiyor.
DİJİTAL CİNSEL ŞİDDET TÜRLER VE TANIMLARI
Dijital alan, şiddetin yeni biçimleriyle kadınları, çocukları ve LGBTİ+’ları hedef alan geniş bir alan hâline geliyor. Bu postta; manosphere/erkosfer söylemlerinden başlayarak grooming, cinsel içerikli şantaj (sextortion), siber teşhir (cyberflashing), doxxing ve görüntü kullanımlı cinsel şiddet gibi teknoloji destekli şiddet türlerine yer veriyoruz. Amacımız; çevrim içi şiddetin nasıl işlediğini görünür kılmak, herkesin dijital alanda karşılaşabileceği riskler hakkında farkındalık yaratmak ve güvenli internet kullanımını güçlendirmek.
Dijital şiddet gerçektir ve önlenebilir. Destek istemek hakkımız!
DİJİTAL CİNSEL ŞİDDETE ÖRNEKLER
Dijital şiddetle mücadelenin ilk adımı farkındalık. Bu postta; dijital / çevrimiçi flört şiddeti, dijital cinsel şantaj, dijital teşhir gibi teknoloji destekli şiddet türlerine örnek diyaloglara yer veriyoruz. Daha fazlası için UN Women ve UNFPA tarafından hazırlanan rehbere bakabilirsiniz.
Onay, güven, mahremiyet ve saygı dijitalde de geçerlidir.
HUKUKİ HAKLAR
Dijital şiddet davranışları çoğu zaman Türk Ceza Kanunu kapsamında suçtur ve failler hakkında cezai yaptırım uygulanabilir. Bu eylemler, TCK’nın “Bilişim Alanında Suçlar (Siber Suçlar)” bölümünde düzenlenen suç tiplerine girebileceği gibi, bilişim yoluyla işlenen klasik suçlar kapsamında da değerlendirilebilir. Bu durumda eylem; “Özel Hayata ve Hayatın Gizli Alanına Karşı Suçlar” ya da “Hürriyete, Şerefe ve Genel Ahlaka Karşı Suçlar” bölümlerinde yer alabilir. Somut olayda bu suç tiplerinden biri veya birkaçı birlikte gerçekleşmiş olabilir. Suçun dijital ortamda işlenmesi ise çoğu durumda cezayı artırıcı bir unsur olarak uygulanabilir.
TCK’daki örnek suç türleri:
Ø Bilişim sistemine girme suçu
Ø Sistemi engelleme, bozma, erişilmez kılma, verileri yok etme veya değiştirme suçu
Ø Yasak cihaz ve program kullanma suçu
Ø Verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme suçu
Ø Cinsel taciz
Ø Çocuğun cinsel istismarı suçu
Ø Müstehcenlik suçu
Ø Israrlı takip suçu
Ø Kişisel verilerin kaydedilmesi suçu
Ø Özel hayatın gizliliğini ihlal suçu
Ø Haberleşmenin gizliliğini ihlal suçu
Ø Kişiler arasındaki konuşmaların dinlenmesi ve kayda alınması suçu
Ø İntihara Yönlendirme suçu
Ø Hakaret suçu
Ø Şantaj Suçu
Ø Tehdit Suçu
Dijital delil toplarken dikkat edilmesi gerekenler:
– Dijital şiddet durumlarında ilk adım tespittir. Özellikle davranış mesaj ya da e-posta yoluyla gerçekleşmişse bu içeriklerin silinmemesi önemlidir. Paylaşım ister özel mesajla ister kamuya açık şekilde yapılmış olsun, fail her durumda paylaşımı silebilir veya bazı dijital platformlarda değiştirebilir. Bu nedenle hızlıca ekran görüntüsü alınması gerekir. Bu işlemlerin ardından hukuki açıdan güvenilir ve resmi bir tespit için Türkiye Noterler Birliği’nin https://portal.tnb.org.tr/Sayfalar/TespitHiz.aspx adresindeki portalı kullanılmalıdır. Her saat ücretsiz olarak yapılabilen e-tespit sonrasında, herhangi bir notere gidilerek sistemin verdiği başvuru numarasıyla işlem onaylatılıp belgeye dönüştürülebilir.
– İkinci adım, dijital şiddet içeren paylaşım özel mesaj ya da e-posta değil de üçüncü kişilere açık bir içerikse, bu içeriğin en kısa sürede kaldırılmasını veya erişime kapatılmasını sağlamaktır. İntihara yönlendirme, çocukların cinsel istismarı, müstehcenlik veya özel hayatın gizliliğinin ihlali gibi suçlarda, https://www.ihbarweb.org.tr/ üzerinden Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumuna her saatte ücretsiz başvuru yapılabilir.
– Bunların dışında kişilik haklarının ihlali söz konusuysa içerik sağlayıcısına; buna ulaşılamaması hâlinde yer sağlayıcısına başvurularak uyarı yöntemiyle içeriğin yayından çıkarılması istenebilir. Ayrıca doğrudan sulh ceza hâkimliğine başvurarak içeriğe erişimin engellenmesi de talep edilebilir.
– 6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun kapsamında en yakın polis veya jandarma karakoluna, Cumhuriyet Savcılığına ya da Aile Mahkemesine başvurularak ihtiyaç duyulan önleyici ve koruyucu tedbir kararları (uzaklaştırma) alınabilir.
Detaylı hukuki bilgi ve başvurulabilecek kurumlar için:
