Öyle Değil Böyle!

 

Türkiye’de cinsel şiddetin önlenmesi, azalması, konu ile ilgili toplumsal farkındalığın artması için toplumun her kesimini çözümün bir parçası olmaya çağırıyoruz. Çağrımıza kulak veren, mücadelemizi büyüten, toplumsal dönüşümünde aktif rol alan Ayça Damgacı, Berrak Tüzünataç, Ceren Moray, Esra Dermancıoğlu, Hasibe Eren, Laçin Ceylan, Seyhan Arman ve Tülin Özen ile öyle değil böyle diyerek cinsel şiddete karşı bir farkındalık kampanyası başlatıyoruz.

Bundan sonra:

Cinsel şiddete maruz bırakılan kişilerden bahsederken acıyan, mağdurlaştıran, kurbanlaştıran, yargılayan, utandıran bir toplumsal dil ve yaklaşım yerine; güçlendirici, dayanışmacı ve hak temelli bir dil ve yaklaşım için,

Öyle Değil Böyle

Cinsel şiddetten bahsederken maruz bırakılanın eylemlerine değil, failin ve kurumların sorumluluklarına odaklanan bir dil ve yaklaşım için,

Öyle Değil Böyle

Herkes cinsel şiddetin faili olabilir ya da herkes şiddete maruz bırakılabilir gerçeğinin farkında olmak için,

Öyle Değil Böyle

Şiddeti estetikleştiren ve yeniden üreten bir dil yerine, şiddetin dilde başladığını savunan bir toplumsal algı için,

Öyle Değil Böyle

Değişim bizimle başlayacağı için,

Öyle Değil Böyle

Öyle Değil Böyle kampanyasında mitlere karşılık gerçeklerin yaygınlaşması için kamuoyunda tanınan, bu konuda söz üreten, cinsiyet eşitlikçi bakış açısı olan ve hak ihlallerine tepki gösteren isimlerle çalışmayı tercih ettik. Çağrımıza kulak veren, mücadelemizi büyüten, toplumsal dönüşümün bir parçası olmada aktif rol alan Ayça Damgacı, Berrak Tüzünataç, Ceren Moray, Esra Dermancıoğlu,  Hasibe Eren, Laçin Ceylan, Seyhan Arman ve Tülin Özen ile “Öyle Değil Böyle” diyerek cinsel şiddete karşı bir farkındalık kampanyası başlattık.

Kampanya görsellerinde yer alan mesajları, mit ve gerçek olmak üzere iki kategoride verdik. Mesajları kolektif olarak ürettik. Katılımcılarla paylaştık, üzerinde tartıştık. Mitler için ana akımda yer alan haber başlıklarını taradık, kullanılan yaygın medya dilini temel alarak, herkesin ilk okuduğunda ne söylemek istediğimizi anlamasını hedefledik. Bu mitlere karşılık gerçekte olan ve olması gerekenleri yazdık. “Koskoca profesör yapmış olamaz, hayatta inanmam” yaygın söylemine karşılık gerçekte olanı yazdık: Herkes cinsel şiddetin faili olabilir. Kişinin statüsü, sosyo ekonomik durumu, akademik kariyeri, medeni durumu, cinsiyeti cinsel şiddetin uygulayıcısı olmadığı anlamına gelmez. Böylece tüm toplumu ilgilendiren bu sorunu, medyada yaygın olarak kullanılan hatalı dile dikkat çekerek konuşulur kılmak istedik.

Bu kampanya ile Türkiye’de cinsel şiddetin azalması için toplumun her kesimini özellikle medya mensuplarını çözümün bir parçası olmaya çağırıyoruz. Cinsel Şiddetle Mücadele Derneği olarak cinsel şiddetin, onu besleyen toplumsal algının ve medya dilinin dönüşmesiyle önlenebileceğini biliyoruz.