Skip to content Skip to footer

Fethiye Davası’nda 14 yıl sonra  Anayasa Mahkemesi tarafından devletin hak ihlali yaptığına yönelik karar verildi. Fethiye Davası Türkiye’de cinsel şiddetle mücadelede bir eşiğin aşılmasına yol açan önemli davalardan biridir. Fethiye davası, kadın ve transların, kadın ve LGBTİ+ hareketi içerisinde cinsel şiddet alanında özgün bir örgütlenmenin başlamasında, tecavüz ve dahi farklı cinsel şiddet biçimlerinden hayatta kalanların örgütlenmesinde önemli bir kilometre taşıdır. Davanın açılması yıllarca engellendi, deliller karartıldı, haksızlık, adaletsizlik ve cezasızlık hem cinsel şiddetten hayatta kalanları hem de aktivistleri bir araya getirdi. Cinsel şiddete maruz bırakılan,  davaları açılan, açılmayan, üstü kapatılan, davaları delil yetersizliğiyle ve beraat ile sonuçlanan kadınlar bu düzene meydan okudu.  Öyle ki bu dava; etrafında birleşen aktivistlerin yarattığı enerjiyle Tecavüz Kriz Merkezlerini gündemimize ve de 2010 yılında meclisteki kadın milletvekillerinin gündemine taşıyan, tecavüze maruz bırakılan kadınların bir inisiyatif oluşturmasına ve devamında İstanbul ve diğer illerdeki Feminist kurum ve kolektiflerin emek ve ortak mücadelelerinin Cinsel Şiddete Karşı Kadın Platformu‘nu oluşturmasına ve bugün Cinsel Şiddetle Mücadele Derneği’nin kurulmasına giden yolun taşlarını döşeyen ilk ve en kuvvetli adımdır. Haksızlığın, hukuksuzluğun, adaletsizliğin ve cezasızlığın elle tutulacak kadar somutlaşmış halidir.

Faillerini Baro başkanlarının savunduğu, daha davası delilsizlik gerekçesiyle açılamadan, buna isyan eden özne ve aktivistlerin haklarında jet hızıyla dava açılarak yargılandıkları ve hüküm giydikleri, mahkemelerde ve dava sürecinde hayatta kalan kişiye yapılabilecek tüm mağdur suçlayıcı unsurların ve ikincil travmaların yaşatıldığı haksızlık ve hukuksuzluk vesikasıdır. Cinsel suçların soruşturulması ve kovuşturulmasındaki yargı yetersizliği, eril işbirliği, umursamazlık, kayıtsızlık ve toplumsal cinsiyet temelli tüm ayrımcılıklar bu olay üzerinden okunabilir. Bizler yaşadık ve unutmadık.

Her ne kadar 14 yıl sonra gelen adalet, tam bir adalet olmasa da bu dava aynı zamanda unutmamanın, peşini bırakmamanın, mücadeleden vazgeçmemenin de göstergesidir. Adalet sadece tecavüzcünün/tecavüzcülerin hak ettikleri cezayı almasıyla sınırlı değildir. Adalet, cinsel şiddete maruz bırakılanların, gerektiğinde güçlü, gerektiğinde güçsüz olmaya hakkı olduğunu bilerek, birbiriyle dayanışarak, mücadele ederek ve yaşayarak şifa bulma yolunda ilerlemesidir aynı zamanda…

Devletin, devletin savcılarının, kamu görevlilerinin, tüm ihmal ve sorumluluğu olanların AYM’nin bu kararı sonucunda hak ettikleri cezayı almaları ve bu davanın cezasızlıkla biten tüm diğer cinsel suç davalarında emsal olması için çalışacağız. Faillerin yeniden yargılanmaları yolunun açılması için de mücadele edeceğiz.

Unutmayacağız, yorulup yılmayacağız, haklarımızın peşini bırakmayacağız.

 

Fethiye Davası Nedir? 

https://catlakzemin.com/26-ocak-2011-erkek-adaletin-aynasi-fethiyede-toplu-tecavuz-davasi/

(Tetikleyici uyarısı: Haberin içindeki bazı unsurlar tetikleyici olabilir!) 

https://www.evrensel.net/haber/459530/fethiye-tecavuz-davasinda-aymden-emsal-karar-deliller-toplanmadi-etkili-sorusturma-yapilmadi-devletin-hak-ihlali-var

info@cinselsiddetlemucadele.org – +90 542 585 39 90