Cinsel Taciz

Kişinin onayı olmaksızın gerçekleştirilen, fiziksel temas içermeyen rahatsız edici cinsel eylem, söz ve davranışlar. Örneğin onay almaksızın cinsel içerikli mesaj atmak, laf atmak, şakalar yapmak, fotoğraf veya karikatür göstermek, ısrarla ilişki teklif etmek, cinsel organların teşhiri, yaşadığı cinsel deneyimleri anlatmak, kişiyi cinselliğiyle ilgili küçük düşürmek, aşağılamak. Kişinin onayı olmaksızın gerçekleştirilen ve fiziksel temas içeren her türlü cinsel eylem ise cinsel saldırıdır. Cinsel saldırı tek ve ani bir hareketle de gerçekleşebilir. Örneğin, onay almaksızın makas almak, öpmek, ya da bir toplu taşıma aracında cinsel amaçlı fiziksel temasta bulunmak. Cinsel saldırı ilişki ya da evlilik içinde de gerçekleşebilir. Örneğin ilişki sırasında onay almaksızın prezervatif çıkarmak, onay almaksızın parterin üzerinde seks oyuncağı ya da diğer nesneleri kullanmak.

Cinsel Şiddet

Onay almaksızın, onay inşa ederek veya onay almanın söz konusu olamayacağı durumlarda kişinin/kişilerin uyguladığı, cinselliğe yönelik teşebbüs ve tehdit içeren her türlü eylem, davranış ve müdahale. Cinselliğin araç olarak kullanıldığı ya da kişinin cinsiyetini, cinsel kimliğini, cinsel yönelimini, toplumsal cinsiyetini veya toplumsal cinsiyet ifadesini hedef alan, onayın var olmadığı, istenmeyen, gerçekleşmiş, teşebbüs edilmiş, tehdit boyutunda kalmış eylem ya da davranışlardır. Eylem gerçekleşmiş bir eylem olabilir, gerçekleşmemiş ve girişimde kalmış olabilir. Cinsel şiddete yönelik gözdağı, şantaj ve farklı tehdit davranışları olabilir. Bir kişinin bedensel ve/veya cinsel bütünlüğüne yönelik bir müdahale de olabilir. Örneğin cinsel sağlığı tehdit eden bir müdahale, üreme sağlığı ile ilgili ilaç ve hizmetlere erişimin engellenmesi, cinsiyet kimliğine karşı yapılan zorunlu operasyonlar gibi. Kişi alkol veya uyuşturucu etkisi altında ise, bedensel veya zihinsel/ruhsal olarak onay vermekte yetersiz durumda ise, kişinin ilaç vb. madde ile direnci kırıldı ise, çocuk ise (18 yaşın altında ise); hayvan ise onay almak söz konusu olamaz.

Cinsel İstismar

Cinsel istismar, uluslararası sözleşmeler ve ulusal hukuk metinlerinde çocuk olarak tanımlanan bireylerin (18 yaşına kadar her birey çocuktur), bir yetişkin tarafından cinsel olarak sömürülmesi. Cinsel istismar akranlar arası merak odaklı cinsel oyun ya da akranlar arası şiddet davranışları ile karıştırılmamalıdır. Bu durumun cinsel istismar olarak adlandırılması için taraflardan birinin yetişkin bir birey olması gerekir. Cinsel istismar sanal ortamda da gerçekleşebilir ve sadece temas içeren davranışlarla sınırlı değildir. Çocukları cinsel istismara maruz bırakan kişiler sanıldığının aksine yabancı değil genellikle çocuğun tanıdığı, güvendiği, saygı duyduğu ve belki sevdiği kişiler ve yakınlarıdır. İstismar eden yetişkinler istismarı çoğunlukla bu güven, saygı ve yaş farkı kaynaklı gücün kötüye kullanılması yoluyla gerçekleştirirler. Aile içinde gerçekleştiğinde “aile içi cinsel istismar” olarak adlandırılır. Çocuklar; korunma, destek ve doğru uzman yaklaşımıyla yaşadıkları cinsel istismar sonrasında şifa bulabilir, mutlu ve üretken bir yaşama sahip olabilirler. Sessizliği kırmak, her istismarın bildirimini yapmak ve cezasızlığı kaldırarak adaleti sağlamak ilk adımdır.

Hayvanın Cinsel İstismarı

Hayvanların insan/lar tarafından cinsellik içeren eylem yoluyla veya cinselliğine müdahale edilerek suiistimal edilmesi ve sömürülmesi. Hayvanın cinsel olarak istismarı; vajinal, anal, oral penetrasyon; bir obje kullanarak penetrasyon; üremesini kontrol altına alma, sürekli hamile bırakma ve sütünü ele geçirme amaçlı uygulanan suni tohumlama; cinsel tatmin uğruna hayvanı yaralama ya da öldürme gibi birçok farklı biçimde uygulanıyor. İstismar veya tecavüz genellikle gizli olarak meydana geliyor; insanlar çeşitli yanlış inanışlara dayanarak üzerini örttüğü ve kültürel olarak meşrulaştırıldığı için kaç hayvanın istismar edildiğine dair bir istatistik tutulamıyor. İnek, koyun, tavuk gibi insanın mal ve kaynak olarak kullandığı hayvanlara yönelik cinsel şiddet ve her türlü sömürü, insan çıkarı olması gerekçesiyle olağan ve normal karşılanabiliyor. Erkek egemen sistemde “erkek” olmayan her bireyin “erkek” tarafından zapt edilmesi gerektiği öğretisi ile insan merkezci algı birleşince hayvanlara yönelik cinsel şiddet meşru bir noktaya taşınıyor. İnsanın da bir hayvan türü olduğunu unutmadan, tür ayırt etmeksizin tüm hayvanların duyguları olan canlılar olduğunu, bedenlerinin sadece kendilerine ait olduğunu fark etmemiz ve bu farkındalığı çevremizde yaygınlaştırmamız, hayvana yönelik her türlü şiddetle mücadelede önemli bir ilk adımdır.

Onay

Kişinin belirli bir cinsel davranışı yaşamak istediğini özgür iradesiyle, sözlü veya bedensel ifade yoluyla net ve açık olarak belirtmesi. Cinsel davranışın başladıgı an kişiden kişiye farklılık gösterir. Onay sınır ihlallerinin önüne geçmek için pratik bir uygulamadır. Onay tek seferliktir. Bir cinsel davranışa onay vermek o davranışın her zaman kabul edileceği anlamına gelmez. Onay geri çekilebilirdir. Bir cinsel davranışa başlamak için onay vermek, onu sürdürmek için de onayın olduğu anlamına gelmez. Hukukta “rıza” kavramı kullanılır. Cinsel suçların belirlenmesinde ölçüt olan “rızanın olmaması” durumu bağırma, yardım isteme, fiziksel direnç gösterme gibi fiillerle sınırlandırılarak içinde bulunulan koşullar yok sayılmaktadır. Bir cinsel davranış karşısında sessiz kalmak onay göstergesi değildir. Sürekli cinsel talebin ya da tehdidin olduğu; baskı içeren koşullarda ya da kişinin karar verebilecek durumda olamayacağı durumlarda onaydan bahsedilemez. Cinsiyeti, cinsel yönelimi, cinsiyet ifadesi ne olursa olsun onay kavramı herkes içindir.

Onay İnşası

Kişinin onay vermediği herhangi bir cinsel davranışta onay almak için kişinin karar verme yetisini manipüle etmek. Israr, yalan, duygusal tehdit, ikna süreçleri (hediyeler, maddi destek ve ikram), duygusal baskı (kişiye kendini suçlu hissettirme), kaygıyı azaltma (birliktelik üzerine verilen güvenceler) gibi fiziksel zorlama içermeyen yöntemler kullanılır. Arzu ve onay birbirine karıştırılmamalıdır. Bir kişiyi ya da cinsel davranışı arzulamak, o davranışa onayınız olduğu anlamına gelmez. Her birey cinsiyetinden/cinsel kimliğinden bağımsız olarak, cinsel davranışlara onay vermeyi veya vermemeyi seçer. Onayın inşa edilmesi, bu seçimlerin bulanıklaşmasına ve hayatta kalanın maruz bırakıldığı şiddeti çok sonra fark etmesine sebep olabilir. Onay inşasını başkaları üzerinde kurabildiğimiz gibi, toplumun dayattığı rollerle kendimiz üzerinde de kurabiliriz. Onay inşasının sorgulanması; kendimizi ve birbirimizi dinleme, iletişim kurma, bilgilerimizi değil duygularımızı anlama ve ifade etme, sınırlara saygı gösterme üzerine bir güçlenme ve özgürleşme sürecidir.

Şiddet Döngüsü

Şiddet içeren ilişkilerde şiddet davranışlarının belirli bir döngü içinde devam etmesi. Şiddet uygulayan partnerler genellikle ilk şiddet davranışının arkasından özür dileyerek bir daha bunun asla yaşanmayacağına dair sözler verir, partnerin ilişkide kalması için onu ikna ederler. Fakat araştırmalar gösteriyor ki; bir ilişkide şiddet davranışı bir kere gerçekleşiyorsa tekrar etme olasılığı yüksektir. Şiddet döngüsü birkaç aşamadan oluşabilir. 1. Aşama-Gerilimin yükselmesi: İletişimde kesinti, korku ve kaygı artışı. 2. Aşama-Şiddet davranışı: Hakaret, tehdit, sözel/duygusal/fiziksel/cinsel/ekonomik şiddet 3. Aşama-Barışma: Özür, şiddeti gerekçelendirme, değişim vaadi, hediyeler 4. Aşama-Sakinlik: Yaşananları yok sayma, şiddetsiz iletişim. Her ilişki farklı ve biricik olmakla birlikte, şiddet davranışlarının zamana yayılarak artması ve yaşayan için daha zarar verici hale gelmesi güvensiz ilişkilerin ortak özelliğidir. Bu durum kişinin yaşadığı şiddeti fark etmesini ve şiddet içeren bu ilişkiden çıkmasını daha zor hale getirir. Bu nedenle şiddet döngüsünün nasıl işlediğini bilmek ve önlem almak önemlidir.

Onay Kültürü

Duygulara ve cinselliğe dayalı tüm ilişkiler ve ilişkilenmelerde rızanın varlığının sorgulandığı ve konuşulduğu bir iletişim biçiminin toplumda yerleşmesi. İngilizce’de “consent culture” olarak kullanılan bu kavramı Türkçe‘ye “onay kültürü” olarak çevirmeyi tercih ediyoruz. Rıza kavramı hem Türkçe‘de hem de İngilizce’de olumlanan onayı, ya da olumlayarak istemeyi tam olarak karşılamadığından ve daha çok hukukta kullanıldığından bu tercih yapılmaktadır. Onay kültürü, her zaman ve her koşulda cinsel davranışlara onay verilmesi demek değildir. Aksine; her zaman ve her koşulda, bir cinsel davranışa yönelik olumlanan onayın olup olmadığının sorgulanması ve kişilerin birbirinin sınırlarına saygı duymalarına dayalı bir iletişimin o toplumun kültürüne yerleşmesi demektir. Onay kültürü; çocukların hayır ya da evet derken kendilerini dinlemeleri ve kendi sınırlarını keşfetmeleri üzerine yetiştirildiği, toplumsal cinsiyet rollerine göre ayrıştırılarak kişilerin arzularını ifade etme veya gizleme üzerinden baskılanmadığı, onayın olmadığı cinsel davranışların teşvik edilmediği ve şiddetin çeşitli gerekçeler ve yanlış inanışlar aktarılarak kişilere öğretilmediği bir kültürü yansıtmaktadır.

Hayatta Kalan

Hayatının bir döneminde cinsel şiddetin herhangi bir biçimine maruz bırakılmış olan. İngilizce’de survivor kelimesinden gelmektedir. Cinsel şiddete maruz bırakılmış bireyler için, ‘mağdur’ ya da ‘kurban’ yerine daha güçlendirici olan ‘hayatta kalan’ kelimesinin kullanılması tercih edilebilir. Hangi tanımı kullanacağına en iyi kişinin kendisi karar verir. Hayatta kalmak; yaşanılan şiddet ve yarattığı travmanın ölçüsü ne olursa olsun, içimizdeki güçle, kendimize tutunarak ve çevremizden destek alarak şifa bulabileceğimizi, daha tatminkar ve üretken bir hayat yaşayabileceğimizi bize anlatır. Yaşanılan travmanın hayatınızı ele geçirmesine izin vermiyorsanız, bir şekilde bu metne ulaşmış ve okuyorsanız, zaten en kötüsünden kurtulmuşsunuz demektir. Siz kurban değil hayatta kalansınız.

Mağdur Suçlayıcılık

Yaşanılan bir mağduriyette çeşitli gerekçelerle kabahati o mağduriyeti yaşayan kişiye yapıştırarak faili aklayan yaklaşım. Mağdur suçlayıcılık İngilizce’de ‘victim-blaming’ olarak kullanılıyor. Cinsel şiddet durumlarında, mağdur olan kişide kusur ya da kabahat bulmaya çalışılarak mağduriyetin kendisinin o kusur üzerinden ortaya çıktığı mesajı verilir. Örtük ya da açıkça mağdurun şiddeti hak ettiği telkin edilir. Mağdurun cinsel şiddeti hak etmediğini ispata çalışan çeşitli ahlaki-toplumsal gerekçeler sunulması da aynı yaklaşımı beslediği için dolaylı olarak mağdur suçlayıcılıktır. Kişinin yaşadıgı şiddeti gizlemek zorunda kalmasının önemli sebeplerinden biridir. Cinsel şiddetin sürekli mağdur olan kişi üzerinden konuşulmasına, faillerin yok sayılmasına neden olur. Cinsel şiddet üzerine konuşan, yazan, yorum yapan herkesin, kendinde ve diğerlerinin yaklaşımında mağdur suçlayıcılık olup olmadığını sorgulaması ve üzerine farkındalık geliştirilmesi önemlidir.

Öz Savunma

Bir kişinin kendisine yönelik şiddet içeren bir saldırı karşısında, gerektiğinde fiziksel güç de kullanarak kendini koruması. İngilizce “self-defence” kelimesinden gelir. Türkçe’de self-defans veya kendini savunma olarak kullanılır. Hukukta bu kavram nefsi müdafaa veya meşru müdafaa olarak kullanılır ve kendini koruma amacıyla yapılan fiziksel eylemlerin yasal olarak da meşruluğunu ifade eder. Öz savunma aynı zamanda öz yardım sürecinin de bir parçası olarak kendimizi korumak, savunmak ve güçlendirmek için uyguladığımız yöntemlerdir. Bu yöntemler hem fiziksel, hem de zihinsel yöntemler olabilir. Hayatlarımıza sahip çıkmak, birlikte direnmek ve dayanışmak da öz savunmanın bir parçasıdır.

Öz Yardım

Kişinin kendi çabası, kaynakları ve iradesi ile duygusal, psikolojik ve somut temelde bir problemi aşmakta ihtiyaç duyduğu desteği kendine sağlaması. İngilizce “self help” kelimesinden çevrilmiştir. Kendine yardım etme, kendine destek olma, kendini güçlendirme anlamında kullanılır. Travma sonrası şifa bulma sürecimizde kendimize iyi gelen veya bizi ikincil travmalardan koruyan şeyleri keşfedip uygulamamız öz yardımdır. Bir başkasından gelecek desteğe ve dayanışmaya ya da profesyonel bir yardıma duyduğumuz ihtiyaç kadar; biz de kendimize destek olabilir, kendimizi sevebilir ve ona iyi bakabiliriz. Hangi yöntemin bize iyi hissettirdiğini, şifa verdiğini deneyerek bulabilir; bunun yanında çeşitli kaynaklardaki önerilerden yararlanabiliriz. Toprakla ilgilenmek, yürüyüşe çıkmak, bir deniz kenarında avazımız çıktığı kadar bağırmak, müzik dinlemek, sakız çiğnemek, insana karışmak, yalnız kalmak… ruhumuza iyi gelecek, bize şifa verebilecek sayısız eylemlerden bazıları olabilir.

Destek Sistemi

Cinsel şiddet sonrası iletişim kurabileceğimiz, destek isteyebileceğimiz kişilerden oluşan ağ. Bu kavram, herkesin küçük ya da büyük, destek alabileceği, yardım isteyebileceği kişilerden oluşan bir iletişim ağı olabileceğini anlatır. Cinsel şiddet sonrası şifa bulma yolunda önemli adımlardan biri destek almaktır. Destek sistemi; kendimize göre seçeceğimiz güvendiğimiz kişilerden oluşan iletişim ağı anlamında kullanılır. Bu kişiler mutlaka uzman ya da profesyonel olmak zorunda değildir, olabilirler de. Güvendiğimiz bir arkadaşımız (ya da arkadaşlarımız) aile üyelerimiz, psikolog veya psikiyatrımız, aynı inancı veya yaklaşımı paylaştığımız biri olabilir. Kişisel destek sistemimiz dışında; birbiriyle koordineli çalışan sivil ve kamu kurumlarından oluşan destek ağını da, yaşadığımız ülkedeki “kurumsal destek sistemi” kavramı ile ifade edebiliriz.

Koruyucu-Önleyici yaklaşım

Özellikle sağlık, eğitim ve hukuk alanlarında kullanılan; ihmal, istismar ve şiddet ortaya çıkmadan önlemeyi, bireyleri istismar ve şiddetin olumsuz sonuçlarından korumayı önceleyen yaklaşım. Cinsel istismar ve şiddet olgularının toplumda gündemleşmesi, ağırlıkla vakalar ortaya çıktıktan sonra gerçekleşir. Oysa şiddet ortaya çıkmadan alınabilecek pek çok önlem ve geliştirilebilecek program/uygulama vardır. Bu uygulamalar büyük bir popülasyonu içerebileceği gibi belli bir gruba yönelik de planlanabilir. Koruma ve önleme, politika ve sistem işidir. Bu hizmetler için finansal kaynak yaratmak; bu hizmetleri uygulamak, denetlemek ve raporlamak; politika ve program geliştiren ve karar alıcı pozisyonlarda bulunanların yükümlülüğündedir. Kapsamlı ve kapsayıcı bir koruyucu-önleyici uygulama; ihtiyaç ve risk analizi, kültürel yapı, sorun tespiti, çevresel ve kurumsal kaynakların belirlenmesi, disiplinler arası yaklaşım ve kurumlar arası iş birliği gibi unsurlar dikkate alınarak gerçekleştirilebilir. Bununla birlikte, cinsel şiddetle etkin mücadele için tüm meslek uzmanları koruyucu-önleyici yaklaşımı benimsemeli ve içselleştirmelidir.

Tecavüz Kiti

Tecavüz veya beden bütünlüğüne yönelik cinsel saldırı sonrası yapılan adli tıp muayenesinde, bedenden delil toplamayı ve bunları yok olmadan uzun süre muhafaza edebilmeyi kolaylaştırmak için tasarlanmış tek kullanımlık araç takımı. Tecavüz kitinin içinde beden muayenesinde elde edilen delilleri toplamak ve saklamakta kullanılan araç ve materyaller bulunur. Bir kutu veya büyükçe bir kâğıt zarf şeklinde olabilir. Tecavüz kitleri, faile ait DNA vb. deliller toplandıktan sonra mühürlenerek yıllarca saklanabilmektedir. Bunun amacı, saldırıya uğrayan ve çeşitli sebeplerle henüz resmi bildirim veya şikâyette bulunmak istemeyen hayatta kalanların, kendilerini güvende ve hazır hissederek suçu bildirene kadar suçu ispatlayacak delillerin muhafaza edilmesidir. Türkiye'de maalesef resmi şikâyette bulunmadan adli muayenenin yapılması, tecavüz kitlerinin hayatta kalanın ismi kayıtlarda geçmeden anonim olarak saklanması gibi bir uygulama bulunmuyor.

Tecavüz Kriz Merkezi

Temel olarak; tecavüz, cinsel istismar ve cinsel şiddete maruz bırakılan kişilere destek hizmeti veren, toplum temelli işleyen sivil kurumlar. Tecavüz Kriz Merkezi (TKM); İngilizce Rape Crisis Center (RCC) ifadesinden çevrilmiştir. Türkiye’de henüz Tecavüz Kriz Merkezleri olmadığından, bu hizmeti verecek merkezler için de henüz net olarak belirlenmiş bir isim yoktur. Bazı savunucular “Tecavüz Kriz Merkezleri” olarak, bazıları da “Cinsel Şiddet Kriz Merkezleri” olarak ifade etmektedir. Tecavüz Kriz Merkezleri hizmetleri; hayatta kalana ve yakınlarına hukuki-adli süreçte destek sunulması, acil kriz hattı hizmetiyle başvuruların alınması ve takibi, sosyal destek koruyucu-önleyici programları ve topluma yönelik farkındalık arttırıcı eğitim programları olarak kategorilendirilebilir. Amerika’dan Japonya’ya, Avrupa ülkelerinden Kanada, Tayland, Yeni Zellanda, Peru gibi birçok farklı ülkede bulunan TKM’lerin farklı modelleri vardır. TKM’ler her zaman hastane içinde bir birim olarak bulunmazlar. Farklı ülkelerde farklı uygulamaları vardır. Bir ulusal ağa bağlı ülke genelinde çalışabilir ya da yerel hizmet verebilirler. Bağımsız çalışan ve stratejik ortakları olan kurumlar olarak çalışabilirler. Sığınma evi veya kadın danışma merkezi içerisinde bir birim olarak çalışabilirler. Bakanlık veya belediyeye bağlı bir merkez olarak hizmet verebilirler. Yurt dışında TKM’lerin Governmental/-Non-governmental (Devlete bağlı-Devlete bağlı olmayan) bu tür örnekleri bulunmaktadır.

Flört Şiddeti

Duygusal, romantik, cinsel bir beraberlik içerisinde ya da beraberlik bittikten sonra partnerlerden birinin diğeri –ya da birbiri- üzerinde güç ve kontrol kazanmaya çalıştığı, zarar verici davranış biçimleri. Flört şiddeti ve güvensiz davranışlar, ciddi ya da sıradan kısa ya da uzun süreli heteroseksüel biseksüel ya da eşcinsel tekeşli ya da çok eşli kişilerin farklı şekillerde tanımladığı ya da yaşadığı herhangi bir ilişki biçiminde gözlemlenebilir. Literatürde yaygın olarak flört şiddeti kavramı kullanılmakla birlikte “sevgili şiddeti”, “romantik partner şiddeti”, yakın partner şiddeti”, “ilişkisel şiddet”, “ilişki içi şiddet” gibi kavramlar da bu şiddet türünü ifade etmek için kullanılabilir. Zarar verici davranışlar; partneri kontrol etmek için sözel, duygusal, sanal, fiziksel ya da cinsel şiddetin uygulandığı ya da tehdit olarak kullanıldığı pek çok farklı biçimde gerçekleşebilir.

Sanal Şiddet

Teknoloji araçları ve/veya sosyal medya ağlarının baskı ve kontrol amacıyla kullanılarak şiddet uygulanması. Örneğin; sık sık aramak ve mesaj göndermek, konum göndermesini istemek, özel bilgi ve/veya fotoğraflarını yayınlamak, paylaşım ve fotoğraflarının altına hakaret ve aşağılama içeren yorumlar yazmak, sosyal medya hesaplarının şifrelerini istemek, telefonunu izinli/izinsiz karıştırmak, bazı arkadaşlarını silmesini talep etmek, sosyal medyadan yapacağı paylaşımlara müdahale etmek, onayı dışında cinsel içerikli mesaj göndermek (sexting), cinsel içerikli fotoğraf paylaşmaya zorlamak. Bu davranışlar çok farklı şiddet türlerini kapsar ve farklı suç tanımlarına (taciz, kişilerin huzurunu bozma ve şantaj/tehdit vb.) girer. Her tülü iletişim aracıyla cinsel içerikli yazılar göndermek, TCK’da da cinsel taciz suçu olarak tanımlanmıştır.

Israrlı Takip

Fiziksel olarak ya da sanal yollarla takip etmek, özel alanına ve sınırlarına saldırarak kişinin güvenli alanını daraltmak, “hayır” cevabını kabul etmeyerek tehdit ve korku uyandıracak şekilde ısrarlı ve sistematik şiddet uygulamak. Israrlı takip, İngilizce’de stalking kavramından Türkçe’ye çevrilmiştir, musallat olma adıyla da kullanılmaktadır. Bir birey veya grup tarafından başka bir kişiye yönelik istenmeyen ve/veya tekrarlanan takip ve gözetleme eylemidir. Israrlı takip davranışları, taciz ve korkutmayla ilişkilidir ve kişinin şahsen takip edilmesiniveya izlenmesini içerebilir. Örneğin; ısrarlı mesaj ve aramalarla rahatsız etmek, evinin/okulunun önünde beklemek, gittiği yerleri ve görüştüğü kişileri takibe almak, sık gittiği mekânları tespit edip buralarda karsısında çıkmak, eylemleriyle ilgili hesap sormak. Israrlı takip neticesinde 6284 sayılı kanun uyarınca tedbir talebinde bulunulabilir.

Gaslighting

Kişiyi kendi algısından ve hafızasından şüphe duyacak hale getirecek şekilde sürekli manipüle etmek olarak tanımlayabileceğimiz bir duygusal şiddet türü. 1944 yapımı ‘Gaslight’ filmiyle ortaya çıkmış ve sonraları psikolojide ‘gaslighting’ kavramı olarak kullanılmaya başlanmıştır. Failin bir duygusal/maddi çıkar elde etme amacıyla bilinçli hareket etmesi ölçüttür. Uygulanabilecek manipülasyon yöntemleri çok farklılık gösterebilir. Gaslighting için sabit olan, maruz bırakılanın yaşadığı üzerinden “sürekli kendi gerçekliğinden, algı ve hafızasından şüpheye düşmesi” denilebilir. Ancak suçlu hissettirilme ve yaşadığı sorunu dile getirmek isterken kendini özür dilerken bulma gibi durumlar da, failin bilinçli/bilinçsiz hareket etmesine bakılmadan gaslighting olarak nitelendirilebiliyor. Duygusal bir şiddete maruz bırakıldığını hisseden ama ne olduğunu tanımlayamayan birçok insan için yaşadığını anlamlandırma konusunda oldukça yol gösterici olmuştur. Son zamanlarda Türkçe’de “gaz lambası” çevirisiyle kullanılmaya başlanmıştır.

Stealthing

Cinsel ilişki sırasında prezervatifi çıkarmak veya cinsel ilişki öncesinde/esnasında prezervatife zarar verecek hareketlerde bulunarak korunmalı cinsel beraberliği riskli hale getirmek. Partnerlerin karşılıklı onayı olan ve kondom kullanma konusunda anlaştıkları cinsel birliktelik esnasında (ya da hemen öncesinde) kondom kullanacak kişinin partnerin onayı olmadan kondomu çıkartmasıdır. Bu durum istenmeyen gebelik ve cinsel yolla bulaşan enfeksiyon riski oluşturmakla beraber partnerlerin cinsel anlaşmasını bozar, cinsellik güvenli olmaktan çıkar ve kişinin bedeni ve sağlığı hakkında kararları alma ve sürdürme hakkını ihlal eder. Aynı zamanda cinsel saldırı suçunu oluşturan davranışlardan biridir. Cinsel davranışlarda kişi hangi koşullarda hangi davranışlara onay verdiğini kendisi belirler. Eğer partnerlerden biri bu koşullardan birini diğerinin onayı olmadan değiştirirse, bu cinsellik değil başkasının bedeni üzerinde güç/kontrol uygulama çeşitlerinden biridir. Stealthing her türlü ilişkilenmelerde görülebilmektedir. Cinsellik öncesi sınırları konuşmak ve karşılıklı güven ilişkisi kurmak riski azaltabilir. Sıklıkla uygulanan bir cinsel şiddet biçimi olmasına rağmen, henüz Türkçeye çevrilememiştir.

Tecavüz Rafı

Hayvanlara “suni tohumlama” yoluyla tecavüz edilebilmesini sağlamak için hareket imkânlarını kısıtlayan, dar, oluk benzeri bir aygıt. Hayvancılık endüstrisinin “suni tohumlama” olarak adlandırdığı yapay yolla gebe bırakma işlemi tecavüz rafı (rape rack) aracılığıyla gerçekleştirilir. Suni tohumlama sırasında, işçi, bir kolunu hareket etmesi engellenmiş ineğin rektumuna sokar, diğer koluyla ucunda boğadan zorla çalınmış sperm* bulunan metal bir çubuğu ineğin vajinasından rahim girişine ulaşana kadar iter. Rektumdaki koluyla bastırarak döllenmenin gerçekleşmesini sağlar. Bu eylem, özgürlüğün kısıtlanması, beden bütünlüğünün ihlali, cinselliğine müdahale edilerek hamileliğe zorlanan hayvanın cinsel istismarıdır. (Bkz. Cinsel şiddet kavramı) Doğal koşullarında insan müdahalesi olmadan 20-25 yıl yaşayabilecek olan ineklerin, insanlar daha çok süt tüketsin diye, sürekli hamile bırakılıp süt sağma makinelerine bağlı yaşatıldıklarında yaşam süreleri 4-5 yıla kadar düşüyor. Artık sömürülemeyecek hale geldiklerinde ise, insanların “et” tüketmesi için başka bir sömürü merkezine, mezbahaya yollanıyorlar. Çoğunlukla inekler, koyunlar, keçiler ve hayvan deneylerinde kullanılan maymunlara uygulanan “suni tohumlama” yöntemi, sadece endüstride değil, küçük aile işletmelerinde ve hayvan üretim merkezlerinde de gerçekleştiriliyor. * Özel olarak seçilmiş boğaların elektro-ejekülasyon yöntemiyle, rektumlarına elektrik akımı verilerek boşalmaları sağlanır.

Tecavüz Kültürü

Tecavüz ve cinsel şiddet biçimlerinin çok yüksek oranda görüldüğü kültürlerde tecavüzün ataerkil normlar ve yanlış inanışlar yoluyla normalleştirilmesi. Tecavüz kültürü İngilizce’de “rape culture” olarak aktif kullanılan çeviri bir kavram. Ancak Türkçe’de yerelleştiği söylenemez. Kökeni “üretmek, yetiştirmek” anlamına gelen “kültür” kavramına İngilizce’de daha tarafsız, Türkçe’de ise daha çok olumlu ve aidiyete yönelik anlamlar yüklendiğinden, tecavüz kelimesiyle birlikte kullanılması farklı noktalardan ve farklı gerekçelerle sorunsallaştırılıyor. Kavramın tecavüzü meşru kıldığı, normalleştirdiği gerekçesi bunlardan biri, anlam olarak kültür olmadığının söylenmesi de bir başka gerekçe diyebiliriz. Tecavüz kültürü ifadesi; tecavüz bir kültür olmasa da, yüzyıllar boyunca toplumun derinine işleyip kemikleşen ve erkeğin tecavüzünü normalleştiren ataerkil algıyı örgütleyip beslemesi açısından eleştirel bir yerden kullanılıyor. Bireysel sahiplenmeyi değil, toplumdaki o genel kabul ve yadırgamama üzerinden kodlanıyor. Tecavüzün normal olduğu yaklaşımının (erkektir yapar, kadın kuyruk sallamıştır vb.) kadının güvenilmez olduğu algısının (kadının sözüne güvenilmez, kadın aldatır, şeytandır vb.) erkeğin doğal suçsuzluğuna olan inancın (erkeklerin hormonlarının, beyinlerinin, cinsel dürtülerinin kontrol edilemez olduğu iddiası) hayatın her alanında sosyal olarak inşa edilerek aktarılmasına tecavüz kültürü deniliyor.

Upstander/Bystander

Upstander; çevresinde biri şiddet davranışına veya söylemine maruz bırakıldığında olaya seyirci kalmayıp müdahale eden, şiddete veya zorbalığa maruz bırakılanı destekleyen, gerekirse yardım çağıran, tanık olduğu şiddete sessiz kalmayarak mücadelede sorumluluk alan kişiler için kullanılır. Müdahale edenler dijital ortamlarda da tanık oldukları şiddet türleri üzerinden tepkilerini gösterebilir, direkt veya dolaylı yoldan şiddetle mücadele edebilirler. Bystander; bir şiddet ve zorbalık durumuna tanık olduğunda şiddet davranışına seyirci kalan veya müdahale etmeyenkişi/ler için kullanılır. Şiddet sonrası sosyal medyada veya benzeri mecralarda da seyirci kalınabilir. Seyirci kalanlar bilinçli ya da bilinçsiz failin şiddet davranışına devam etmesine ve şiddetin kabul görmesine neden olabilirler. Bazı seyirci kalanlar gülerek ya da destekleyici yorumlar yaparak şiddeti destekleyebilir.

Kavramlar Sözlüğü’nü PDF olarak buradan indirebilirsiniz.

2017 yılında  Cinsel Şiddet Sustukça Artar, Hadi Konuşalım! projesi kapsamında düzenlediğimiz Cinsel Şiddet Kavram Tartışmaları’ndan ortaya çıkan kavramları  kavramlar sözlüğü adı altında topladık. 2019 yılında sözlüğü geliştirerek yayınladık.