Toplumsal Cinsiyet:

Toplumsal cinsiyet; cinsiyete dayalı tüm varoluşlara yönelik, o toplumun kültürünü oluşturan mekanizmalar tarafından sosyal olarak inşa edilen rollerdir.

Basitçe;

a) Kadın ve erkek rollerinin toplumsal anlamı

b) Kişileri kadın ve erkek olarak tanımlayarak onlara atfedilen ve biyolojik olmayan özellikler diyebiliriz.


Cinsiyet Bileşenleri

Bedensel Cinsiyet: Bir insan (ya da hayvan) doğduğunda, sahip olduğu-taşıdığı organlara, hormonlara ve kromozomlarına bakılarak belirlenen cinsiyet. (Dişi,  erkek, interseks ) bedensel (biyolojik) cinsiyeti belirleyen faktörler; kromozal, genetik, gonadal (cinsiyet bezi ile ilgili; yumurtalık veya testisler), iç üreme organları, dış üreme organları, hormonal ve psikososyal olarak yedi başlık altında toplanır.

İnterseks: İnterseksler birçok insandan daha farklı dış cinsiyet organlarına, iç üreme organlarına ve/veya iç salgı bezlerine sahiptirler. Tek tip “interseks beden” yoktur, toplum tarafından “anormal” farz edilmenin dışında ortak çok fazla bir şeyi olmayan çok çeşitli durumları kapsar. İnterseks kişilerin ortak özellikleri biyolojileri değil tıbbileştirilme deneyimleridir. Yani, birden fazla genetik durum interseks şemsiyesi altında toplanılabilir, interseks denildiği zaman tek bir genetik durumdan söz edilemez.[1]

Cinsiyet Kimliği: Bir kişinin kendisini ait hissettiği, özdeşim kurduğu ve ifade ettiği cinsiyet. Örn; kadın, erkek, trans*

Trans: Cinsel kimlik, kişinin içindeki benlik varlığını erkek,kadın ya da başka bir şekilde tanımlaması, özdeşleştirmesi ile ilgilidir. Transeksüellik kişinin cinsel kimliği ile bedensel cinsiyetinin örtüşmemesi durumudur. Örneğin doğumunda ona atanan cinsiyet kadın olan birinin kendisini erkek, ya da atanmış cinsiyeti erkek olan birinin kendisini kadın olarak tanımlamasıdır. Trans kimliği; hem geçiş süreci yaşayan ya da bu geçişi tercih etmeyen tüm transeksüelleri, hem de toplumun “erkeklik” ve “kadınlık” tanımlarına, beklentilerine, kurallarına uymayan ve kendilerini transgender kavramı içinde rahat hissedenleri tanımlayan bir kelimedir.[2]

Na-trans: Trans olmayan kişiler için kullanılan kelimedir. Önceleri bu kişileri ifade etmek için biyolojik-kadın, biyolojik-erkek gibi ifadeler kullanılıyordu. Ancak bu ifadeler cinsiyet kimliğini biyoloji odaklı tanımladıklarından, daha kapsayıcı ve biyolojik cinsiyeti merkeze almayan na-trans ifadesinin kullanımı tercih edilmektedir.

Cinsel Yönelim: Kişinin davranış ve/veya duygu düzeyinde hangi cinsiyete yöneldiğini ifade eden kavram. Cinsel yönelim örnekleri; heteroseksüel, biseksüel, homoseksüel (eşcinsel) vb.

Heteroseksüel (Düzcinsel): Kendi cinsiyetinden olmayan kişilere (karşı cinse) yönelimi olanlar için kullanılan kavramdır.

Biseksüel: Her iki cinse de yönelimi olan kişiler için kullanılan kavramdır.

Eşcinsel (Homoseksüel): Aynı cinsiyetten olan kişilere yönelimi olanlar için kullanılan kavramdır.

“İnterseks her interseks birey için bir kimlik kategorisi olmayabilir. Bazı interseks kişiler kendi kimliklerinin bir parçası şeklinde “interseks” kelimesini cinsel kimlik olarak kullanırken, bazıları da bunu bir tıbbi durum veya kendine özgü fiziksel durum olarak görmektedir. Bazı interseks bireyler kendilerini sıradan kadınlar ve erkekler olarak tanımlar ve yaşar. Gey, lezbiyen, biseksüel veya heteroseksüel yönelimli olabilirler ya da ikili cinsiyet sistemini reddederek kendilerini mevcut cinsel yönelim tanımlarına sokmayabilirler. Antroseksüel (insansevici) ya da panseksüel (tüm cinsel kimliklere cinsel arzu duyabilen) bazı intersekslerin cinsel yönelimlerini açıklamak için daha faydalı olabilir, örneğin romantik birliktelik yaşayan ve cinsel kimliklerini de interseks olarak tanımlayan iki interseksin yönelimini bu tanımlara sokabiliriz.”

LGBTİ+: LGBTİ+ Lezbiyen, Gey, Biseksüel, Trans ve İnterseks ifadelerinin baş harflerinden oluşan kısaltma. Cinsel yönelim ve cinsiyet kimliği üzerine hak temelli mücadele yürütenlerin eşcinsel ve translar için kullandığı kısaltmadır. Hak-temelli perspektifte, bireylerin bu tanımlar dışında da cinsiyet kimliği ve yönelim beyanları olabildiğinden, kısaltmanın sonunda “ve daha fazlası” anlamında kullanılan ‘+’ işareti bulunmaktadır.

Lezbiyen: Kendini kadın ya da trans-kadın olarak tanımlayan ve yönelimi eşcinsel olan kişileri tanımlar.

Gey: Kendini erkek ya da trans-erkek olarak tanımlayan ve yönelimi eşcinsel olan kişileri tanımlar.


Heteroseksizm: Heteroseksüelliğin yegane cinsel yönelim olduğunu ileri süren, diğer cinsel yönelimleri yok sayan, baskılayan ya da aşağılayan ideolojidir. Kadınlara yönelik ayrımcılık olan seksizmin (cinsiyetçilik), heteroseksüel olmayanlara yönelik halidir. Heteroseksizm, heteroseksüelliği bir zorunluluk olarak görme ve biricik varoluş biçimi olarak dayatma halidir.[3]


Toplumsal Cinsiyet İfadesi: Kişinin kendisini ifade etmek üzere seçtiği, süregiden şekilde olmayan (yani değişebilen) giyim, görünüş (saç, takı, aksesuar, makyaj vb.), davranış (yürüme, poz-duruş vb.) özellikleridir. Bu özellikler toplumsal cinsiyetin o kültür ve dönemdeki algısına göre feminen, maskülen, androjen olarak tanımlanabilir. Örn. Fransa kralı 14. Louis’nin toplumsal cinsiyet ifadesi kendi döneminde maskülen olarak algılanırken, 2000li yıllarda feminen olarak algılanabilir.


Toplumsal Cinsiyet Temelli Şiddet:

İkili cinsiyet sistemi içerisinde toplumsal cinsiyet kurallarına (norm) dayalı eşitsizliğin neden olduğu; atanmış̧ cinsiyeti kadın olan, kendini kadın olarak tanımlayan veya toplumsal olarak kadınlara atfedilen özellikleri taşıyan bireylerin maruz bırakıldığı şiddet biçimidir. Toplumsal Cinsiyet Temelli Şiddet – Temel hak ve özgürlükleri kısıtlayan, ortadan kaldıran veya bunu amaçlayan, tehdit ve zorlama içeren her türlü doğrudan ve dolaylı eylemi içerir.

Toplumsal Cinsiyet Temelli Şiddet’in diğer tanımları:

CEDAW Tanımı: (Kadına Karşı Her Türlü Ayrımcılığın Önlenmesi Sözleşmesi) Kadınların medeni durumlarına bakılmaksızın ve kadın-erkek eşitliğine dayalı olarak politik, ekonomik, sosyal, kültürel, medeni veya diğer alanlardaki insan hakları ve temel özgürlüklerinin tanınmasını, kullanılmasını ve bunlardan yararlanılmasını engelleyen, ortadan kaldıran veya bunu amaçlayan ve cinsiyete bağlı olarak yapılan herhangi bir ayrım, mahrumiyet veya kısıtlamadır.

İstanbul Sözleşmesi Tanımı: (Kadınlara Yönelik Şiddet ve Aile İçi Şiddetin Önlenmesi ve Bunlarla Mücadeleye İlişkin Avrupa Konseyi Sözleşmesi -2011) “Toplumsal cinsiyete dayalı şiddet”, kadına kadın olmasından dolayı uygulanan ve kadınları orantısız biçimde etkileyen şiddet (m. 3/d); anlamına gelir. Başka bir deyişle, toplumsal cinsiyet temelli şiddet, kadına yönelik olup, kadın ile erkek arasında olduğu varsayılan farklılıklar temelindeki eşitsiz güç ilişkilerinin hem nedeni hem de sonucu olarak ortaya çıkan ve kadının gerek özel, gerekse kamusal alanda ast konumuna yol açan herhangi bir zarardır.[4]  Madde 3/ a. “Kadınlara yönelik şiddet” bir insan hakları ihlali ve kadınlara yönelik ayrımclığın bir biçimi olarak anlaşılmaktadır ve ister kamusal isterse özel alanda meydana gelsin, kadınlara fiziksel, cinsel, psikolojik veya ekonomik acı veya ıstırap veren veya verebilecek olan cinsiyete dayanan bir eylem veya bu tür eylemlerle tehdit etme, zorlama veya özgürlükten yoksun bırakma şeklinde tanımlamaktadır.

[1] https://intersexualshalala.wordpress.com/interseks-sss-sik-sorulan-sorular/

[2] http://vol-trans.blogspot.com.tr/p/voltrans-trans-erkek-inisiyatifi-kimdir.html

[3] Daha fazlası için bkz. http://www.kaosgldernegi.org/belge.php?id=sozluk

[4] http://www.ankarabarosu.org.tr/siteler/ankarabarosu/tekmakale/2015-4/7.pdf