HABER: Cumhuriyet / Dilek Şen
Cinsel Şiddetle Mücadele Derneği’nden Efsun Sertoğlu, istismar vakaları haberleştirilirken ya da sosyal medyada paylaşılırken kullanılan dilin şiddeti normalleştirdiğini söyledi. Sertoğlu, “Sorumluluk çocukta değil, her zaman yetişkindedir” dedi.

Çocuğa yönelik cinsel istismar vakaları haberleştirilirken kullanılan dil, şiddeti normalleştiriyor. Bu nedenle cinsel istismar üzerine konuşurken, yazarken, sosyal medyada paylaşım yaparken doğru kavramları kullanmak, toplumsal algıyı dönüştürmede güçlü ve önemli bir araç. Cinsel Şiddetle Mücadele Derneği’nin gönüllülerinden, cinsel sağlık eğitmeni ve danışmanı Efsun Sertoğlu, cinsel istismarla ilgili çoğu haberde çocukların üstün yararının gözetilmediğini, kişisel mahremiyeti ihlal edecek ve haberi okuyan kişileri ruhsal olarak tetikleyebilecek şekilde detaylı bilgi verildiğini söyledi.

İstismarla ilgili bir haber hazırlayan medya çalışanının en temel sorumluluğunun “Sadece haberini yapacağı vakadaki çocuğa değil, toplumdaki diğer çocuklara da zarar vermemek” diyen Sertoğlu, “Medya; çocuk haklarını, çocuğu üstün yararı ilkesini ve hak temelli yayıncılığı odağına almalı, cinsel istismar konusunda bilgilenmeli, doğru kavramları öğrenerek dilini dönüştürmeli” dedi.

“Toplum bazı mağdurları ‘makbul’ bulurken, bazılarını suçluyor” diyen Sertoğlu şöyle konuştu: “Çocuk, bir ergense ‘Galiba o da öğretmenine âşıkmış’, ‘Zaten onlar sevgiliymiş’, ‘Çocuğun da rızası varmış’ diyerek cinsel istismar vakalarını bölüyor. Oysa yasal olarak 18 yaşını doldurmamış her birey çocuktur! Hangi yaştan olursa olsun, her çocuğun maruz bırakıldığı cinsel istismar olayına aynı mesafeden yaklaşmak gerekir. Aksi halde, bazı çocukların haklarını gözetirken bazılarınınkini göz ardı etmiş oluruz. Sorumluluk çocukta değil, her zaman yetişkindedir. Bir çocuk söz konusu olduğunda ‘rıza’dan bahsedilemez.”

Medya nasıl bir dil kullanmalı?

* Çocuğun kim olduğu anlaşılacak şekilde, kişisel mahremiyetini ihlal eden bilgilere yer verilmemeli.

* Çocuğun cinsiyetine vurgu yapılmamalı. Haberlerde odaklanılan şey çocuğun cinsiyeti değil, cinsel istismar vakasının kendisi olmalı.

* “Fail”den bahsedilirken “pedofil, sapık, saldırgan, canavar” gibi kelimeler kullanılmamalı. Çünkü bu ifadeler faillerle ilgili yaygın yanlış algıyı besler ve bizi konudan uzaklaştırır. “Fail” kelimesi suça odaklanıyor ve suçun sorumluluğunu eylemi işleyen kişiye yüklüyor, bu yüzden doğru. “Pedofil, sapık” dediğimizde konuyu psikiyatrik bir mesele haline getiriyor, cinsel istismar suçunu gerekçelendirmiş oluyoruz. Toplumda failler için; “ruhsal olarak hasta, ondan yapıyor, elinde değil” gibi bir algı oluşuyor.

* Çocuk fotoğrafı kullanılmamalı. Burada sadece cinsel istismara maruz bırakılan çocuğun fotoğrafını kullanmaktan bahsetmiyoruz; bir stok görsel de olsa gerçek bir çocuk fotoğrafı kullanmak etik değil.

* Herhangi bir görsel kullanılacaksa bu; köşeye sıkışmış, elleriyle yüzünü kapatmış, karanlıklar içinde kalmış, yalnız, elindeki oyuncağını yere düşürmüş bir kız çocuğu fotoğrafı olmamalı. Bu tür görseller çocuklara ve toplumun geneline yanlış mesajlar veriyor: Yalnızca kız çocukları cinsel istismara maruz bırakılır, bütün bunları yaşayan çocuk utanmalı ve saklanmalıdır, çocuk yalnız ve çaresizdir.

ŞURADA PAYLAŞ:

Comments are closed.